Ulaşım Sistemleri ve Kalkınma

Coğrafya TR 21 Mayıs 2014

Modern Ulaşım Sistemlerinin Gelişimi;Günümüzdeki ulaşım sistemlerinin ilerlemesinde Sanayi Devrimi’nin büyük rolü olmuştur. Bu dehemmiyet­den sonra tarım ve hayvancılığa dayanan ekonomik sistem, köklü bir değişime uğramıştır. Sanayi Devrimiyle başlayan ham madde isteği, tarım ve madencilik başta olmak üzere fazlası ekonomik tesirnlikin yapısal değişime uğramasına namacıyla olmuştur. Üretim ve tüketim büyük çapta taşıma tesirnlik­leriyle gerçekleştirilmeye başlanmıştır.

Günümüzde demir çelik endüstrisinin ilerlemesine paralel olarak ulaşım vasıtaları da ilerlemiştir. Kuşkusuz bu ilerlemede, detaylı enerji kaynaklarının ayrı bir ehemmiyeti vardır. Çağdaş ulaşım vasıtalarının rahatlıkla hareket etmesini sağlamak amacıyla de enerji kaynakları kullanılmaktadır.

Ulaşım   vasıtalarında  seneler  içersinde sağlanan ilerlemeler, ulaşım sistem­lerini tesirlemiştir. Günümüzde kıtalar arasında çok ilerlemiş kara yolu, demir yolu, deniz yolu ve hava yolu ulaşım ağları kurulmuştur. Yeryüzün­deki detaylı bölgeler arasında sosyal ve ekonomik temaslarin ilerlemesinde ulaşım ağları mühim rol oynar. Bir ulaşım ağı, iki ya da daha çok merkezi birbirine bağlayan çok sayıdaki yollar­dan meydana gelir (Fotoğraf 1). ulaşım ağlarının meydana çıkmasında natural şartlarla beraber ekonomik, stratejik ve sosyal amaçlar de büyük rol oyna­maktadır.

Türkiye’de Ulaşım

Günümüzde ilerlemiş ekonomilerde, bölgeler arasındaki temas ve iş bölümü artmaktadır, ulaşım sis­temleri ve bağlı oldukları ağlar bir bütün olarak ilerlemektedir. Türkiye’de de bu yönde ilerlemeler vardır. Türkiye sahip olunan taşıma seçenekleri yönünden varlıklıdir. Avrupa, KafkAsya, Orta Asya, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’yu birleştiren ulaşım yolları, enerji taşımacılığında Türkiye’yi merkezî bir hususma getirmiştir. Avrupa ülkelerini Orta Doğu’ya bağlayan kara yolları, Türkiye üstünden geçer. Karadeniz kıyısındaki ülkeler, İstanbul ve Çanakkale boğazları ile Marmara ve Ege denizleri üstünden Akdeniz’e ve okyanuslara ulaşır. Ülkemiz, son senelerde KafkAsya’daki enerji kaynaklarının Batılı ülkelere ulaştırılmasında, hususmu­nun verilen üstünlükleri tesirn bir şekilde kullanmaktadır. Bakü-Ceyhan petrol boru hattı bu hale veri-lelecek en iyi numunetir.

Ulaşım Sistemlerinin Ekonomik Faaliyetlerle İlişkisi

Bir ülkenin ekonomik kaynaklarının değerlendirilmesinde, diğer ülkelerle ticari, kültürel İlişkilerinin kurulabilmesinde ulaşım sistemlerinin ehemmiyeti büyüktür. Dünyada küreselleşme ve tesirleşim imkanları sıksık artmaktadır. Bu amaçla ilerlemiş ulaşım sistemine sahip olmayan bir ülkenin dünya ile bağlantısı zayıf kalacaktır. Ulaşım ; ekonomik tesirnliklerle ve Genellikle de endüstri ile yakından temaslı olup bölgeler arasındaki iliş-kilerin ilerlemesinde mühim rol oynar. Genellikle ham maddenin işlenmek üzere yer değiştirmesinde ve işlendikten sonra tüketim merkezlerine taşınmasında ulaşım büyük Önem taşır.Ulaşım, değişik fiziki ve beşerî özel­iklere sahip bölgeler arasındaki bağlantıyı sağlar. Böylece bölge ortamında bulunmayan bir ham madde ilerlemiş ulaşım ağları yardımıyla diğer bölümden temin edilebilmektedir. Dolayısıyla değişik böl­gelerde aynı ham maddeye dayalı endüstri kolları gelişebilir.Günümüzde bütün dünya pazarları­na yönelik üretim yapan büyük endüstri bölgelerinin oluşmasında o bölgelerin ulaşım imkânlarının ilerlemesi başlıca etkenlerden bir tanesidir .Ülkemizde belirli ekonomik özellik­leri ile ön plana çıkan kentlerimiz vardır. Örneğin, İstanbul, Kocaeli, Sakarya gibi illerimiz endüstri tesirnlikleri bakımından ilerlemiştir. Bu kentlerimizde endüstrinin ilerlemesinde bölümdeki ulaşım ağları direkt olarak ve dolaylı olarak tesirli olmaktadır.Bir bölümde imal edilen tarımsal ürün ve imal edilen endüstri maddesi ulaşım sistemleri vasıtasıyla diğer alanlara ulaştırılır. Üretim ve tüketim merkezleri arasındaki bağlantının kurulması, endüstri tesirnliklerinin ilerlemesi ulaşım sistemleri ile yakından temaslıdir. Giderek çoğalan ekonomik temaslar ve çoğalan enerji isteği namacıylaiyle ilerlemiş ulaşım sistemlerine gereksinim duyulmaktadır. Bu amaçla ulaşım, bububugünümüzde bulunduğu gibi ileride de ekonomik yapının ilerlemesi amacıyla asli sektörlerden birisi olacaktır.

Yerleşmelerin Gelişmesinde Olasımın Etkisi

Ulaşım tesirnlikleri, bilhassa kentleşme yönünden büyük ehemmiyet taşır. Genellikle bir şehrin mühim bir alanı cadde ve sokaklardan oluşmaktadır. Genellikle ekonomik ilerlemede çevresel dengesizlik yüzünden belirli bölge­lerdeki kentlerin göçlere bağlı olarak aşırı bir şekilde nüfuslandıkiarı göze çarpar. Bu hal, kent alanlarının genişlemesine ve trafik sorun­larının yaşanmasına namacıyla olmaktadır.

Ulaşım   tesirnlikleri,  kentlerin   büyümesi üstünde de tesirlidir. Bu amaçla kent planla­masında  ulaşım  büyük  ehemmiyet  taşır.   Büyük kentlere besin, ham madde ve diğer ürün­lerin  getirilmesi,   kentlerde  imal edilen  mad­delerin dağıtımı ulaşım ile gerçekleşir. Şehir içi ulaşım ve şehrin büyümeye devam etmesi, trafik problemlerinin da giderek yükselmesine namacıyla olmaktadır. Günümüzde bilhassa kentlerin etrafına oluşturulan otoyolları kentlerin kırsal alanlara süratle yasenemasına namacıyla olmaktadır.

Ticaret Nedir?

Ticaret, bir tür geçim kaynağıdır. Ticaret, üretimin yükselmesine ve ulaşım ağının genişlemesine bağlı olarak ilerleme gösterir. Günümüzde endüstrileşme ile beraber üretimde de artışlar olmuştur. Üretimin art­ması hem iç hem de dış ticareti geliştirmiştir, ulaşım geliştikçe ham madde ve mamüllerin nakledilmeleri vakit ve maliyet yönünden ticaret amacıyla çok daha ideal hâle gelmiştir.

Geçimlerini ticaret yaparak gerçekleştiren kişiler, satacakları mamülleri bir yerden alır, diğer bir yere satarlar. Ticaretin en dikkat çekici özelliği arz (sunu) ve talep (istek) tir. Bir diğer özelliği ise toptan ya da perakende olmasıdır. En mühim ticaret mekânları; dükkânlar, mağazalar, marketler, pazarlar (Fotoğraf 3), panayırlar, fuarlar ve alış veriş merkezleridir. Bu mekânlar malların sergilenerek tüketiciye ulaştırıldığı ve tüketicinin beğenisine sunulduğu yerlerdir.Eskiden beri var olan ticaret mekânları, bububugünümüzde mühim değişimler göstermiştir. Büyük kentlerde dükkân ve mağazaların hususmunu sup e rmar ketler, grosmarketler almıştır. Bu işlet­melerde gıda, giyim, temizlik, ev vasıta gereçleri gibi çok detaylı mamüller satılmaktadır, ürün detaylıliğinin çok olması hem çok değişik müşteri profiline ürün satma talihi vermekte hem de müşterilerin bütün greksinimlerini ayni yerde kısa vakitde karşılamalarına imkan sağlamaktadır. Bu sebeplerden ötürü son senelerde ticaret merkezlerinde çok köklü değişiklikler meydana gelmiştir.ülkemizde ticarete husus olan mamüllerin tür ve detaylıliğinde dikkat çekici değişiklikler ilgi çeker. Bu fark­lılığın asli kapsamı, kırsal alanlardan kentlere tarım mamülleri ve endüstri ham maddeleri götürülürken, kentlerden kırsal alanlara ise endüstri mamülleri satışının yapılması şeklindedir. Başta büyük kentler olmak üzere ülkemizin her yöresine Orta Anadolu’dan tahıl, Akdeniz kısenearından turfanda sebze ve meyve, Trakya’dan ayçiçeği ithal edilir. Doğu Anadolu’da beslenen hayvanlar ve bu hayvanlardan elde edilen hay­vansal mamüller yurdumuzun en çok nüfus yoğunluğuna sahip kuzeybatı kesiminde bilhassa İstanbul’da pazarlanır. Doğu Anadolu’ya ise çoklıkla İstanbul’da imal edilen hazır giyim, ilaç, tıbbi malzemeler, elek­trikli eşyalar satılır. Hem de büyük endüstri merkezlerimizde imal edilen madeni eşyalar ve endüstri mamüllerinin diğer yörelere satışı gerçekleştirilmektedir. Yurdumuzdaki iç ticaret çekim ve dağıtım merkezlerini şu şekilde sınıflandırabiliriz.


1. Büyük Şehirler

Bu kentler, hem mal ve hizmet üretim merkezleri hem de tüketim merkezleridir. İhraç ve ithal edilen malların bütün ülkeye dağıldığı, büyük ölçekli ticaret merkezleri grubunda yer alırlar. İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Gaziantep, Adana gibi kentlerimiz bu takım içersindedir.

İstanbul

Ülkemizin en büyük iç ve dış ticaret merkezidir. İstanbul’dan ülkenin her yerine toptan ticaret şek­linde detaylı ticari mamüllerin dağıtımı yapılmaktadır. Ticaretteki canlılığa bağlı olarak kentte özel sektör kuruluşları çoğalmış ve İstanbul ekonomik merkez hâline gelmiştir.

İstanbul Ticaret Odası, İstanbul’da ticaretle alakalı tesirnlik gösteren mühim bir kuruluştur. Yapısında 98 meslek kuruluşu ile 300 bini aşan kayıtlı delegesi tespit edilen İstanbul Ticaret Odası, ticareti yönlendiren beyin hususmundadır. Toptancı hali, ticaret borsası gibi mühim ticaret öğeleri da şehrin diğer ticaret organizasyonlarıdır.

İstanbul’da bankacılık ve borsa tesirnlikleri de çok ilerlemiştir. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası mühim ticari kuruluşlardan bir tanesidir (Fotoğraf 4). Son senelerde gösterdiği ilerlemelerle Türkiye ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır. Bankacılık ve finans sektörü büyük ölçüde ticari tesirnliklere bağlı olarak Çalışmaktadır. Türkiye’de iç ticaretin % 40rı, dışalımın yarısından çoksı, dışalımın % 6O’ı İstanbul’dan gerçekleşmektedir.İstanbul, Türkiye’nin en mühim turizm merkezlerinden bir tanesidir. Sahip bulunduğu natural ve tari­hî güzellikleri turist çekmektedir. Son senelerde ise kongre turizminin de cazibe merkezi hâline gelmiştir.

İzmir

•      Türkiye’nin ikinci büyük ticaret merkezidir İzmir’in çağdaş bir limana sahip olması ve etrafında çok detaylı mamüllerin yetiştirilmesi ilin ticari ehemmiyetini artırmaktadır.Ege ovalarında yetiştirilen üzüm, incir, pamuk, tütün gibi mamüllerin fazlası, tüccarlar ve yapımcılar doğrulusunda İzmir Ticaret Borsası’nda satılmaktadır. Büyük toptancı kuruluşlarının ve firmalara bağlı bölge temsilciliklerinin İzmir’de bulunması ve uluslararası ölçekte bir fuarın (İzmir Enternasyonal Fuarı) her sene burada kurulması İzmir’i büyük bir ticaret merkezi hâline getirmiştir. Türkiye’nin üzüm ve incir dışalımının tamamı, pamuk dışalımının yarısı, tütün dışalımının 3/4’ü İzmir Limanfndan yapılır. İzmir Ticaret Borsası, İstanbul’dan sonra Türkiye’nin ikinci büyük borsasıdır.

2.  Orta Büyüklükteki Şehirler

•      Bu kentlerin tesir alanları sınırlıdır. Belli bir bölgenin mal­ları bu kentlerde toplanarak büyük tüketim merkezlerine gönderilir.  Büyük merkezlerde imal edilen detaylı mallar bu böl­gelere getirtilerek pazarlanır. Bu hususmlarıyla çevresel ticaret merkezleri halindedirler, örneğin, Konya, Kayseri İçAnadolu’da; Malatya, Erzurum (Fotoğraf 8) Doğu Anadolu’da; Gaziantep, Diyarbakır, Şanlıurfa, GüneydoğuAnadolu’da; Samsun, Trabzon Karadeniz’de; Adana, MersinAkdeniz’de çevresel ticaret merkezleri hususmundadırlar.

 3. Sanayi Faaliyet Bölgeleri

Büyük endüstri tesislerinin kurulduğu (Adapazarı-İstanbul arasındaki endüstri bölgesi gibi) ya da maden rezervlerinin varlıklı bulunduğu (Zonguldak kömür havzası gibi) bölgelerdir (Fotoğraf 7). Ticari yönden çekim ve dağıtım merkezleridir. Aynı vakitte nüfus yoğunlukları namacıylaiyle tüketim merkezleri halundadırlar.

Türkiye’nin ikinci büyük ticaret merkezidir (Fotoğraf 6). İzmir’in çağdaş bir limana sahip olması ve etrafında çok detaylı mamüllerin yetiştirilmesi ilin ticari ehemmiyetini artırmaktadır. Ege ovalarında yetiştirilen üzüm, incir, pamuk, tütün gibi mamüllerin fazlası, tüccarlar ve yapımcılar doğrulusunda İzmir Ticaret Borsası’nda satılmaktadır. Büyük toptancı kuruluşlarının ve firmalara bağlı bölge temsilciliklerinin İzmir’de bulunması ve uluslararası ölçekte bir fuarın (İzmir Enternasyonal Fuarı) her sene burada kurulması İzmir’i büyük bir ticaret merkezi hâline getirmiştir. Türkiye’nin üzüm ve incir dışalımının tamamı, pamuk dışalımının yarısı, tütün dışalımının 3/4’ü İzmir Limanfndan yapılır. İzmir Ticaret Borsası, İstanbul’dan sonra Türkiye’nin ikinci büyük borsasıdır.

4. Hal, Pazar, Panayır ve Fuarlar

Haller, yaş meyve ve sebzelerin satışa çıkarıldığı yerler olarak ehemmiyet taşırlar. Haller, haftanın her gününde, pazarlar ise haftanın belli bir gününde yapımcı ile tüketicinin alış veriş ettikleri yerlerdir. Panayırlar, senenin belli vakitlarında belli bir vakit amacıyla kurulan ve sergi niteliksi taşıyan alış veriş alanlarıdır. Fuarlar; ticaret, endüstri, tanm ve kültür alanlarında bölge ve ülke imkânlarının gücünü tanıtmak, üreti­cilerle tüketicileri karşılaştırmak üzere kurulur. Fuarlar kuruldukları yerde ticaretin hayatlanmasına namacıyla olur ve kuruldukları yerin ekonomisine katkı sağlarlar. Hem de fuarlar, eğlence ve turizm merkezi olma özelliğine de sahiptirler.

DIŞ TİCARET

Uluslararası Ticaretin Doğuşu

Günümüzde insanlar önceden bulunduğu gibi yalnızca etrafında tespit edilen mal ve gereksinimleri almamakta seçim hakkını en iyi şekilde kullanabilmek amacıyla çaba sarf etmekte ve daima aynı gereksinimi karşılayacak fark­lı seçenekler peşinde koşmaktadır. Bu amaçla insanlar yalnızca kendi üklesinde imal edilen mal ve hizmetlerle yetinmemekte diğer ülkelerin mallarını detaylı kıstaslara göre değerlendirip bunların arasından seçim gerçekleştirme zorunluluğunu duymaktadır. Bu hal ticaretin ne kadar değiştiğinin ve geliştiğinin de en dikkat çekici örneğidir. İşte uluslararası ticaretin doğuşu da kısaca bu şekilde olmuştur. İç pazarlar ülkede alınan siyasi kararlardan, ülkenin siyasi rejiminden, vergi ve maliye politikasından ve aynısı daha fazlası unsurdan tesirlenmektedir. Bunun gibi uluslararası pazarlarda savaşlardan, diğerldırı ve çatışmalar­dan, ülkelerin siyasi ve ekonomik sistemlerinden, gümrük tarifelerinden ve daha diğer hususlardan et­kilenmektedir.

İthalat-İhracat (Dış Ticaret)

Ülkemizdeki dışalım ve dışalım tesirnliklerini 1980 evveli ve ardından şeklinde ayırmak gerekir. 1980 evvel bir tarım ülkesi olan Türkiye’nin dışalımında tütün, üzüm, incir, fındık, pamuk ilk sıralarda yer almaktaydı.Buna karşılık ithal ettiğimiz mamüller arasında makine, elektrikli ev gereçleri, ulaşım vasıtaları, saat ve ölçü aletleri mühim yer tutmaktaydı.

İthalat-İhracat (Dış Ticaret)

Ülkemizdeki dışalım ve dışalım tesirnliklerini 1980 evveli ve ardından şeklinde ayırmak gerekir. 1980 evvel bir tarım ülkesi olan Türkiye’nin dışalımında tütün, üzüm, incir, fındık, pamuk ilk sıralarda yer almaktaydı (Fotoğraf 1). Buna karşılık ithal ettiğimiz mamüller arasında makine, elektrikli ev gereçleri, ulaşım vasıtaları, saat ve ölçü aletleri mühim yer tutmaktaydı.

Cumhuriyetin ilk senelerinde dış ticaret hacminin çok olmadığını görürüz (Tablo 1). 1980 ardındannda Türkiye’de ekonomik anlamda mühim değişiklikler olmuştur. 1980’lere kadar ekonomi üstünde koru­macı ve müdahaleci politikalar izlenmiş, 1980’den sonra serbest pazar ekonomisine geçiş yapılmıştır. 24 Ocak 1980’de alınan kararlarla dışalıma dayalı endüstrileşme politikası benimsenmiştir. Bu dehemmiyetde dışalımı artırmaya yönelik politikalar uygula­maya hususlmuş, bürokratik engeller büyük ölçüde ortadan kaldırılmıştır. Türkiye’nin 1996 senesinde Gümrük Birliği’ne girmesiyle AB’den alınan endüstri malları itha­latında artış olmuştur. Bu hal iç pazarda yerli yapımcıyi zor halde bıraksa da rekabet ortamı oluştuğundan mamüllerin niteliksinde mühim bir artış olmuştur. Bu nitelik artışının ardındannda yerli yapımcının kendisine olan güveni daha da artmış ve ürettiği malı dış pazara sür­müştür. Böylece endüstri mamülleri İhracatımız süratle artmıştır.

Tablo l’de gördüğünüz gibi son senelerde dışalımımız büyük ivme kazanmıştır. Bunun yanısıra fazlası ürünün dışalımı devam etmektedir. Bu hal dış ticaret açığının yükselmesine ve ülke dışına döviz çıkması­na sebep olmaktadır.

Günümüzde ilerleyen teknolojiyle beraber ülkeler arasında dışalım ve dışalım artmış, mal ve hizmetler gerektiğince çeşitlenmiştir. Yakın devreye kadar endüstri mamülleri, tarım mamülleri ile maden dışalım ve dışalımı ön planda iken bububugünümüzde hizmet dışalım ve dışalımı büyük ehemmiyet kazanmıştır, örneğin, bir Türk fir­masının yabancı bir ülkede tesirnlik izni alarak GSM şirketi kurması ve işletmesi hizmet ihracıdır. Buna rağmen yabancı kuruluşlardan bilgisayar yazılımlarının satın alınması hizmet dışalımına numune verilebilir. Şimdi ülkemizin dışalım ve dışalım mamüllerini görelim.

Tablo 3’te de gördüğünüz gibi ülkemizin dışalımında endüstri mamülleri mühim yer tutmaktadır. Türkiye süratli bir endüstrileşme vakitcine girmiş olmasına rağmen giderlerin fazlası satın alınan endüstri mamülleri, fabrika kur­maya yarayan aletler, makine, elektrikli ev gereçleri, kara taşıtları, saat ve ölçü aletleri, ilaç ve kimyasal maddeler, motorlu vasıtalar, silah, optik vasıtalar, petrol, tropikal mamüller (muz, kivi, kahve, pirinç, hurma) ve diğer mallara dayanmaktadır.

Türkiye Hangi Ülkelere Mal Satar, Hangi ülkelerden Mal Satın Alır?

Türkiye dış ticaretinde, ülke takımlarına göre dışalım ve dışalımta, daha çok belli ekonomik birliklere yönelmiştir. Bu birliklerin başında AB ülkeleri dahil OECD { Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) ülkeleri, İslam ülkeleri ve serbest bölgeler gelir. Diğer ülkelerin ise dış ticaretimizde payı çok azdır

Bunu Paylaşabilirsiniz.

Deprem Anında Zemin Sıvılaşması

Coğrafya TR 09 Haziran 2020

Mühendislik Hatalı Baraj Vajont Barajı

Coğrafya TR 19 Mayıs 2020

11.Sınıf Coğrafya Konuları

Coğrafya TR 18 Haziran 2020

Süper Hücre Nedir? Nasıl Oluşur?

Coğrafya TR 23 Haziran 2020

10.Sınıf Coğrafya Konuları

Coğrafya TR 19 Haziran 2020