Türkiye’nin Turizm Politikaları

Coğrafya TR May 21, 2014

Turizm siyasetsı ilerleyen ve değişen turizm zihniyeti tarafında yeni anlamlar, boyutlar ve gaye iler kazanmıştır.

Son vakitlara kadar “ turizm siyasetsı, iç ve dış turizmin geliştirilmesi, ekonomik ve meta- ekonomik fonksiyonlarından en yüksek düzeyde faydalanılması amacıyla kamu yönetiminin turizm bölümünde aldığı tedbir ve yaptığı araya girmeklerin bütünü” olarak tanımlanıyordu. (Çetin, Yalnız; 1976, 32)

Nitekim Turizm ve Tanıtma Bakanlığı doğrulusunda yayımlanan bir dokümanda “ turizm siyasetsı, turizmde sağlanan ekonomik, sosyal ve kültürel kazançların en yüksek seviyeye çıkarılmasını ve maliyetleri ise en aza indirmeyi amaçleyen hareketli bir siyaset olarak tanımlanmıştır.

Politikanın hareketli karakteri; turizm sektörünün ülkenin koşullarından soyutlanamamasını ve koşullar değiştikçe değişen bilgilere göre, önerilerin ve tedbirlerin değişeceğini, böylelikle uygulamalara şuurlu bir esnekliğin getirilmesini ifade eder. (Olalı; 1990, 30)

Turizm siyasetsı, örgütlenmiş bir toplumda, turizmin ekonomik ve ekonomik olmayan fonksiyonlarından en rasyonel şekilde faydalanmak, turizmin muhasli olumsuz tesirlerini en alt seviyeye indirmek hedefiyle turistik ilerlemenin gidişine şuurlu olarak oluşturulan araya girmeklerin ve sektörde alınan tedbirlerin bütünüdür. (Olalı, Nazilli, Kırcıoğlu, Sümer; 1984, 320)

Böylece turizm siyasetsından anlaşılan, kamu yönetiminin turizm alanına dolaylı ve dolaysız olarak yaptığı her türlü araya girmekdir. Diğer bir söyleyişle turizm siyasetsı, örgütlenmiş toplumlarda, bilhassa devlet doğrulusunda turistik ilerlemenin gidişine şuurlu bir biçimde araya girmek etmektir. Bu araya girmeknin asli gaye ileri şu şekilde özetlenebilir:

1- Turizm siyasetsı, turizmin arz ve talep tarafındaki ve sahip olunan koşulların ıslahını lüzumtiren gaye ileri belirler.

2- Turizm siyasetsı, turizm bölümünde uygulanmakta olan ve tavsiye edilen araya girmeklerin, alıncak tedbirlerin gerçekleştireceği etkisi araştırır.

3- Turizm siyasetsı, turizmin ilerlemesi amacıyla yeni gaye iler, vasıtalar ve olanaklar meydana koyar. (Usta; 1988, 183)

4- Turizm siyasetsının hedefi ekonomiktir ve turizmin sağladığı ekonomik faydaları en yüksek seviyeye çıkarmayı gaye iler.

5- Turizm bölümünde psikolojik ve sosyal engelleri, çelişik düşünce ve davranışları frenler.

6- Turizm bölümünde dayanıklı ve itimat edilir meslek kuruluşlarının oluşmasını özendirir, destekler, böylelikle turizm endüstrisinin değişik alanlardaki etkinliklerinin tatmin edici şekilde sürdürülmesini ve oto denetimi sağlar.

7- Turizmin uluslar arası piyasaya girmesine yardımcı olur.

8- Turizm sektörünün aşiri duyarliligindan, vakit ve mekan bakimindan yogun karakterinden dogan milli kayiplari, problemleri kismen önler.

9- Turizmin oluşturduğu dışsal ekonomilerin olumlu yönlerini geliştirip, genel ekonomi siyasetsı içersinde sektörün derli toplu ve dengeli ilerlemesini sağlar.

10- Turizmin sıhhat, dinlendirici, kültürel fonksiyonlarından olası bulunduğu kadar daha çok şahısyi yaralandırır.

11- Turizme sanayileşme yolu ile kalkinmanin bir seçeneği olarak bakilmasini önler, spekülatif eylemleri durdurur, turistik kapitali sistematik bir şekilde korur ve işletir. (Olali, Nazilli, Kircioglu, Sümer; 1984, 321)

AVRUPA TOPLULUĞU TURİZM POLİTİKASI

2.1 Avrupa Topluluğu Turizm Politikası

Genellikle 2. Dünya Savaşindan sonra hizla gelişerek daha geniş alanlara yayilan turizm, bubugünümüzde kitlesel bir olgu durumuna gelmiştir. Gerek ulusal lüzumse uluslar arasi ekonomilerde turizm etkinliklerinin yarattigi ekonomik, simeşru, sosyal ve kültürel etkiler bu sektöre verilen ehemmiyetin artmasina sebep olmuştur.

Bugün uluslar arası turizm hareketlerinden büyük gelir gerçekleştiren ilerlemiş ülkelerin yanı sıra, ilerlemekte olan ülkelerin ekonomik sorununu çözümlemede de son derece aktif ve hareketli etkiler yaratan turizm, mühim ölçüde gelir ve döviz girdisi gerçekleştiren, sektörde tasarlanan yatırımlarla yeni istihdam imkanları yaratan, ekonomik hayata bulunduğu kadar sosyal ve kültürel hayata da olumlu yansımaları olan bir sektör mevkisine gelmiştir. (Karauçak; 1991, 2)

90’ lı senesinin başına kadar Avrupa Birliği’ nin turizm sektörüne dönük ortak bir siyaset geliştirme çabası olmamıştır. Topluluk kurumları genellikle turizm sektörünün etrafsel kalkınma ve istihdam yaratmadaki ehemmiyetinin bilincinde olmalarına karşın direkt olarak bir sektörsel yaklaşımda bulunmamayı tercih etmişlerdir.

Bu alandaki etkinlikler daha ziyade turizm sektörü ile bağlantılı hususlar kapsamında ele alınmıştır. Diğer bir söyleyişle turizm sektörü topluluğun ulaştırma siyasetsı, tüketicilerin korunmasına yönelik siyasetları, KOBI’ lere yönelik çalışmaları ve genel olarak Avrupa Tek Piyasaının gerçekleştirilmesinde izlediği siyasetlar kapsamında yer bulmuş, fakat başlı başına bir turizm siyasetsı gerçekleşmemiştir.

Turizm sektöründe etkinlik gösteren baskı kümelerinın etkisiyle Avrupa Birliği 90’ lı senesinin başlarından itibaren bu tutumunu terk ederek turizme sektörsel bir yaklaşım geliştirme tarafında adımlar atmaya başlamıştır.

O güne kadar ki tutumun savunucuları turizm sektörünün yapı itibariyle temelen Birliğin fazlası siyasetsında, teşvik uygulamalarında ve etkinliklerinde şu ya da bu şekilde yer bulduğu ve bu gaye ile de başlıca bir turizm siyasetsının lüzumsuz bulunduğu tezinden yola çıkmışlardır.

Turizm siyasetsı oluşturulmasının doğru olup olmayacağı hususu AB Komisyonu doğrulusunda hazırlanan “Turizm Politikası Konusunda Yeşil Kitap” isimli rapor birtakımnda geniş bir tartışmaya husus oluşturmuştur. Bu tartışmalar bubugünümüzde duruman sürmektedir ve Avrupa Birliği’ nin istikbalte turizm sektörünü direkt olarak amaç alan siyasetlarının belirlenmesi hususu ile alakalı şimdilik konsensüs sağlanamamıştır. Fakat AB Komisyonu turizm sektörünün ehemmiyetinin bilincindedir ve istikbalte ortak turizm siyasetsı yaratma olsılığı güçlenecektir.

Avrupa Birliği’ nin ortak turizm siyasetsı geliştirme tartışmalarında turizmin bilhassa kültürler ararsı yakınlaşmada oynadığı rol vurgulanmaktadır. Avrupa Birliği, turizme yönelik teşvik uygulamaları geliştirirken başlıca gaye ilerinden birisinin “Avrupalılık” kimliğinin belirtilmesi ve bu kimliğin AB vatandaşları doğrulusunda benimsenmesi bulunduğunu açıkça belirtmektedir. Bu çerçevede turizm çok kültürlülüğün ve toplumlar arası yakınlaşmanın en mühim vasıtalarından biri olarak görülmektedir.

Turizm sektörünü direkt olarak amaç alan çalışmalara Avrupa Birliği 90’ lı senelerde başlamıştır. Burada evvelcelik turizmin bilhassa istihdam yaratıcı alanlarına verilmiştir. Avrupa Birliği Komisyonu’ nun turizm sektörünü direkt olarak amaç alan ilk geniş kapsamlı teşvik uygulaması çalışması ‘PHILOXENIA’ uygulaması adı altında hazırlanmıştır. Bu uygulama alçakta kabul edilen alanlarda işbirliğini amaçlemiştir:

- Turizm sektörüne dair veri tabani oluşturmaya yönelik çalişmalar: Istatistik alaninda işbirligi, rapor ve araştirmalarin gerçekleştirilmesi, sektöre dair bir araştirma ve dokümantasyon aginin oluşturulmasi ve AB’ nin sektörü etkileyen yasama etkinliklerinin derli toplu şekilde izlenerek degerlendirilmesi

- Turizm sektörünün mali ve meşru çerçevesinin geliştirilmesine yönelik çalişmalar: Avrupa çapinda işbirligin geliştirilmesi, bu mevzuya dair teknik toplanti, konferans ve forumlarin düzenlenmesi.

- Avrupa turizminde niteliksin yükseltilmesine yönelik çalışmalar: Turizm işletmelerinin başta etraf olmak üzere, detaylı hususlarda nitelik seviyesinin arttırılmasını amaçleyen projeler ve know-how alışverişini gerçekleştiren networkların oluşturulması, iki senede bir ‘Çevre Turizm Ödülü’ verilmesi

- Turizmin yaygınlaştırılmasına ve önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik çalışmalar: Bu alanda özürlüler, yaşlılar ve gençler gibi belirli turist kategorilerinin turizmde karşılaştıkları engellerin belirlenmesi ve bunların ortadan kaldırılması amacıyla ortak inisiyatiflerin geliştirilmesi

- Avrupa’ nın turizm merkezi olarak diğer piyasalarda tanıtılmasına yönelik çalışmalar: Tanıtım kampanyaları, turizmin şimdilik ilerlemediği mekanların tanıtılması.

- AB Komisyonunun ağırlık verilen bir diğer alan ise turizm sektörüne dair karşılaştırılabilecek sıhhatli istatistik verilerin toplanabilmesi.
Bu alanda Komisyon doğrulusunda tasarlanan metodoloji, Akdeniz Ülkeleri ve Doğu Avrupa’ yı da kapsayarak benimsenip uygulanması amacıyla çalışmalar sürdürülmektedir. (Şen; 1998, 23)


AVRUPA BİRLİĞİ TURİZM POLİTİKASI VE TÜRK TURİZM
POLİTİKASININ KARŞILAŞTIRILMASI


4.1 Avrupa Topluluğu Turizm Politikası ve Türk Turizm Politikasının Karşılaştırılması

Gelişmiş bir topluluk olan Avrupa Toplulugu, turizm hususu ile alakalı Türkiye’ ye oranla çok büyük ilerlemeler kaydetmiştir. Buna ragmen, topluluk kendi yapısında, turizmle alakalı ilerlemeleri yetersiz bulmaktadir.

Türkiye’ nin hedefi ise, Topluluk’un memnun olmadığı noktaya varabilmek, Türk turizm arzının niteliksini, turizm eğitimini, turizm planlamasını, turizm gelirlerini, sosyal turizmini ve benzerlerini Topluluk seviyesine getirebilmektir.

Avrupa topluluğu turizm bölümünde, bilhassa etraf koruma, turizm eğitimi, kırsal, kültürel, sosyal turizmin geliştirilmesi, turizmin çeşitlendirilmesi, bilgi akışının en üst düzeyde sağlanması, turizm yolu ile etrafsel değişiklıklerin giderilmesi, turistin bilgilendirilmesi ve korunması, turizmde son teknolojilerin kullanılması, turizm istatistiklerinin geliştirilmesi hususlarına son derece büyük ehemmiyet verilmekte ve sözü geride bıraktığımız bu hususlara dair her türlü tedbir alınmaktadır.

Bu kanaat ve hareket tarzini benimseyen ülkemizle, Topluluk turizm siyasetsinin karşilaştirilmasini şu şekilde maddeleyebiliriz:

- Türkiye, Topluluk’ ta yapıldığı gibi, turizmini geliştirebilmek amacıyla, evvelce sahip olunan halini çok iyi belirleme etmelidir. Türkiye, tanıtımıyla, eğitimiyle, turizm arzının niteliksiyle uluslar arası turizmin tam olarak neresinde bulunduğunu net olarak saptamalıdır.

- Topluluk kültürel turizmin geliştirilmesine ve dolayisiyla Avrupa kültürünün tanitilmasina çok ehemmiyet vermektedir. Türkiye de benzer şekilde, Türk kültürünün tanitilmasini, turizmin geliştirilmesinde bir vasıta olarak kullanirken, Türk kültürüne ve yaşayiş tarzina daha çok insanin ilgiini çekme gayreti içersinde olmalidir.

- Topluluk, turizmde çoğalan ve değişiklaşan isteği karşılamak, turizm gelirlerini ve ziyaretçi miktarını yükseltmek üstüne turizmin çeşitlendirilmesi hususu ile alakalı ehemmiyetle durmaktadır. Türkiye de, son birkaç senedir turizmde çeşitlendirmenin ehemmiyetini idrak etmiş bulunmaktadır. Hem de, bu hususta çok talihli bir ülkedir. (Önen; 1992, 2)

- Türkiye, Topluluk’ ta yapıldığı gibi, bölgeler arası değişiklıkları gidermede turizmden azami ölçüde faydalanmalıdır.

- Topluluk’ un etraf hususu ile alakalı gösterdiği duyarlılığın aynısını Türkiye de göstermektedir.

- Topluluk’ ta rezervasyon işlemlerinde mecburi tutulan kompüterize sisteme geçiş hususu ile alakalıki çalişmalari Türkiye de hizlandirmalidir.

- Turistin daha iyi ağırlanabilmesi ve aydınlatılabilmesi amacıyla, Avrupa’da uygulanmakta olan ve geliştirilmesi düşünce edinilen semboller düzeneğinin takip edilmesi ve bu hususta lüzumlu tedbirlerin alınması lüzumludir.

- Avrupa Turizm Yılı, özel ve kamu sektörü arasındaki etkileşimin sağlanmasında büyük rol oynamıştır. Türkiye’ de bu husustaki tedbirlerini en kısa vakitte almalıdır.

- Türkiye’ de de, Topluluk’ da bulunduğu gibi, turizmi dair bütün etkinlikler bir plan etrafında yürütülmelidir.

- Türkiye de turizmin, kitle turizminden kaynaklanan sorununu çözüme ulaştırmak ve sezon dışı meydana gelen atıl kapasite sorununu gidermek hedefiyle Topluluk’ un da çok ehemmiyet verilen bir husus olan, tatillerin sezonluk ve coğrafi dağılımının iyileştirilmesine yönelik tedbirler alması lüzumir.

- Topluluk, ilerlemesini istedigi her hususta, teşvik edici mükafatlendirme uygulamalari uygulamaktadir. Türkiye de bu uygulamadan esinlenerek, turizm ve etraf sektörlerinde aslında teşvik edici nitelikde mükafat sistemleri yaratmali, var olanlari arttirmali ve yenileştirmelidir.

- Sosyal turizm hususu ile alakalı kendini yetersiz bulan Avrupa Topluluğu’ nun yanısıra ülkemiz lüzumtiğince geri kalmıştır.

- Topluluk, ulaştirma hususunu, turizm ile içiçe mütalaa etmekte ve büyük ölçüde ehemmiyetsemektedir. Türkiye’ de ise ulaştirma hususu ile alakalıki problemler ilk olarak çözümü lüzumen problemlerdir. (Karauçak; 1991, 34)

- Türkiye’ de iç turizm de şimdilik yeterli düzeyde ilerlememiştir. Avrupa’ da ise “Herkes amacıyla Turizm” prensibi benimsenmiştir.

- Topluluk, turizm eğitimi içeriğine, turizm arzının niteliksinin yükseltilmesi bakımından büyük ehemmiyet vermektedir. Türkiye de, turizm sektörünün başlıca problemlerindan olan, kalifiye personel sorununu, fakat turizm eğitiminin geliştirilmesi yolu ile çözebilecektir. (Dirik; 1993, 270)

4.2 Avrupa Topluluğu’ na Tam Üyeliğin Türk Turizm Sektörü Üzerindeki Etkileri

Türkiye’ nin Topluluk’ a tam üye olması durumunda, Türk turizm sektörü fazlası yönden etkilenecektir. Böyle bir halde meydana gelebilecek etkiler, alttaki şekilde özetlenebilir:

- Türkiye de mal ve hizmetlerin serbest dolaşiminin yaninda, emek ve sermaye gibi üretim etkenlerinin de Topluluk içersinde, ayni ülke sinirlari içersindeymiş gibi rahat hareket edebilmesinden faydalanacak, Türk turizm sektörünün başlica problemlerindan olan kaynak ve vasifli insan kuvveti kusurları böylelikle giderilmiş olacaktir.

- Topluluk’ ta turizmin geliştirilmesindeki sinir ötesi tedbirler kapsaminda, sinir denetimleri ve aynısı uygulamalarin kaldirilmasindan Türkiye de son derece büyük fayda görecek, üye ülkelere giriş ve çikişlar basitleşecek böylelikle turizm hareketleri ile beraber turizm gelirleri artacak, ödemeler dengesindeki döviz dar bogazlari giderilecektir.

- Tam üyelik, yabancı yatırımcıların, Türkiye’ deki siyasi ve ekonomik devamlılıka olan güvenlerini arttıracak, bundan dolayı yatırım risklerini azaltacaktır. (Tunçsiper; 1992, 197)

- Yabancı sermaye ile beraber ülkemizde oluşturulan yeni tesisler, sahip olunan tesisleri rekabete zorlayacak, böylelikle turist amacıyla, daha düşük fiyatlı daha iyi nitelikli hizmet olanağı yaratılmış olacaktır.

- Ülkemizde artacak turizm yatırımları ile beraber, yeni istihdam alanları yaratılmış olacak iş kuvvetinün niteliksi yükselecektir.

- Son olarak, bütün bu olumlu ilerlemelerle beraber sektörün gösterişine kapilan şahıslar de sektöre girişimci olarak katilmak isteyecek, böylelikle Topluluk’ un da artişini destekledigi ufak ve orta ölçekli teşebbüs sayisi artacaktir. (Dirik; 1993, 274)
2. AVRUPA BİRLİĞİ'NİN DÜNYA TURİZMİNDEKİ YERİ

Avrupa uzun vakittir turizm endüstrisinin merkezidir. Dünya turizm ölçeğindeki payı gittikçe azalmaktaysa da, Avrupa varlığı ve detaylılığı ile turistler amacıyla çekici bir bölge olmaya devam etmektedir. Çünkü dünyanın diğer hiçbir yerinde bu kadar değişik külçeşitleri, tarihi ve ulusal varlıklılikleri birarada bulak olası değildir. Avrupa yüzsenelerden beri seyahat ve yoluculukların merkezi olmuştur.

1953 senesinde Avrupa ve Akdeniz kıyısına gelen turist adedi 376.000; elde edilen gelir 306 milyondur. 1954'de ise turist adedi %11.7, turizm geliri ise %15 seviyesinda artmıştır. Bu artış 1970'li senelere kadar devam etmiştir. 1970'c~e enerji krizinden dolayı, bocalama yaşamış olmasına karşın; 1971'de Avrupa dünya turizminin %71'ini, dünya turizm gelirlerinin %63'ünü kapsıyordu.

1980-1987 senelerı arasında turizm hereketleri Avrupa Birliği'nde ilerleme göstermiştir.
- Toplam geceleme adedi %13.8 seviyesinda artmıştır.
- Sınır girişleri %31 .5 seviyesinda artmıştır.
-Turizm gelirleri %31.9 seviyesinda ve turizm harcamaları %24.6 seviyesinda artmıştır.
- Konaklama birimlerinin kapasitesi %14.1 seviyesinda artmıştır.

Yine bir diğer kaynağa göre, 1980-1990 senelerı arasında Av,ı-upa Birliğine gelen turist adedi senede %3.5 seviyesinda ve turizm girdileri %8.3 seviyesinda artmıştır.

Turizm hacmindeki büyüme 1960-1990 senelerı arasındaki rakkamlarla daha iyi ifade edilebilirse, bu vakit içersinde AB'ni ziyaret ede yabancı turistlerin adedi 69 milyondan 429 milyona 6 katı ve getirdiği gelirde 37 katına çıkmıştır. Eğer ulusal sınırlar içersindeki hareketler de dahil edilirse, toplam turist adedi daha da artar. OECD (Avrupa İktisadi ve İşbirliği Organizasyonu) ve WTO (Dünya Turizm Örgtü) verlerine göre ise, 1950 ve 1990 senelerı arasında, AB'ne giriş yapan ziyaretçilerin senelik adedinda 17 milyondan 276 milyona 16 katlık bir artış görülmüştür. Bu rakamlar bir AB ülnetden diğerine oluşturulan seyahatleri de içermektedir. Bu büyüme bilhassa 1960 ve 1970'li senelerde gerçekleşmiştir. 1980'li senelerde görülen büyüme seviyesi ise daha düşüktür.

AB'ni ziyaret edenlerin adedinin son 10 senede iki katına çıkmasına rağen, dünya turizm pastasından Avrupa'ya düşen payın 1985'ten beri azaldığı belirtilmektedir. Genellikle1986 senesinde yaşanan Çernobil olayı, Amerikan turistlerinin yaşadığı terörizm korkusu, ekonomik büyümedeki düşüş, üye devletlerin para birimleriyle mukayese edildiğinde dolardaki %17.5 azalış gibi ekonomik fenomenler, AB'ne gelen Amerikalı turistlerin adedinin düşmesine namacıyla olmuştur. Hem de Pasifikte yer alan ülkelerde de turizmin ilerlemesi Avrupa turizmini tehdit etmektedir. Hatta AB eksperleri yakın istikbalte gerçek bir başaşağı gidiş hayataktan korkmaktadıi-lar, zira Avrupalıların Avrupa dışında oluşturulan seyahatlerinde net bir artış vardır. Avrupa dışına Avrupalıların yaptığı seyahatler 1967'de %3.4 iken, 1981'de %9.4'e , 1989'da %21'e ulaşmıştır.

Uzmanların dile getirdiği adı geride bıraktığımız ilerlemelerin gaye ileri şunlardır;
- Ulaşımda bir devrim yapılmıştır ve turistik ürünlerin hepsi dünyanın her tarafıne yasenemıştır. Gittikçe daha çok para harcama imkânına sahip olan Avrupalıların ilgiini değişik cazibe merkezleri çekmektedir.
- Avrupalıların fazlası yüksek nitelik beklemektedir ve en çok yolculuk yapan bir kıta olmalarına karşın, Avrupa'da niteliksin yükselmediğini düşünmektedirler.
- AB'ne bağlı üye ülkelerin turizm otoriteleri de fiyat - nitelik seviyesinın gittikçe azaldığını, diğer kıtaların turistik mekanlarıne turstlere sağlanan indirimlerin ve uygulamaların Avrupalı turistlere daha cazip yaklaştığını kabul etmektedirler.
- Kuzey Avrupa'dan Güney Avrupa'ya yönelen turistik hareket devam ederken, dünya turizm isteğinde bir değişiklık göze çarpmaktadır. Turizm isteği etrafa duyarlı bir turizm tarafında ilerlemektedir. Turizmden daha az güneş-deniz-kum talep edilmekte, temel olarak kültürel ve kırsal nitelikdeki turizm çeşitlerine yönelme görülmektedir.

Avrupa sektöründe seneler içersinde düşüş görülmesine karşın, 1996 senesinde da Avrupa dünyanın turist çeken en tanınmış kıtası olmaya devam etmiştir. 1996'da 351 milyon şahıs Avrupa kıtasında uluslararası turizm hareketleri içersinde yer almış ve 216.9 milyar $ turizm geliri elde edilmiştir. Halen dünyanın en büyük sektörü olarak kabul edilen turizm AB'nin 2000 senesinde en büyük ekonomik sektörünü oluşturacaktır. AB Ekonomik ve Sosyal Komitesi, diğer hiçbir aktivitenin turizm kadar kısa vakitte bu kadar büyüdüğünü ve çok kapsamlı etkisi bulunduğunu gözlemlemediğini ifade etmiştir. Avrupa Birliği bütün bölgelerde turizmi geliştirme hususu ile alakalı alttaki hususlara ağırlık sunarak mühim adımlar atmaktadır.
- Birliğe üye ülkelerin adedi artmaktadır.
- Hava ulaşımını libarelleştirecek siyasetlara ehemmiyet verilmektedir. 5. TÜRKİYE’NİN AVRUPA BİRLİĞİNE ADAYLIĞI, ADAYLIĞININ KABULÜ İLE GELİŞMELER VE 2000 YILINA BAKIŞ

5.1. İLK MÜSLÜMAN ADAY TÜRKİYE

Avrupa Birliği 36 senedir kapısında bekleyen Türkiye’ye adaylık öneri etti. Böylece AB ilk defa nüfusunun çoklığı Müslüman olan bir ülkeye adaylık öneri etmiş oldu. Fakat hiçbir koşul öne sürmeyeceğini aktaran AB’nin birtakım koşullar getirmesi kriz yarattı. Türkiye’nin red cevabı, AB’nin Dış temaslar sorumlusu Solana’nın Ankara’ya gelmesine namacıyla oldu. Görüşmeler netice verdi ve Türkiye’nin olumlu cevabını iletti.

5.2. TÜRKİYENİN EN ÇEKİCİ ADAY OLMASININ NEDENLERİ

ABD’nin etkin yayın organlarından Time Dergisi, Türkiye’nin AB tarafından sırada bekleyen Doğu Avrupa ülkelerine göre daha çekici bir aday bulunduğunu savundu. AB’nin Dehemmiyet Başkanı Finlandiya’nın Başbakanı Paavo Lipponen de, Time’ın görüşünü desteklercesine Tam üyeliğin beklenenden daha acele olacağını sanıyorum dedi.

Time Dergisi Türkiye’nin kuvvetli sivil toplumu ve hareketli ekonomisinin diğer adaylardan daha cazip bulunduğuna ilgi çekti. Dergi bununla beraber AB’nin öne sürdüğü Yunanistan ile olan anlaşmazlıkların çözümlenmesi gibi koşulların, Türkiye üstünde büyük baskı oluşturacağını da ileri sürdü. Bu hususların, Türk milliyetçileri tarafından hayati ehemmiyet taşıdığını bildiren dergi, “Türkiye’nin AB’ye tam üye olması senelerı alabilir.” yorumunu yaptı. Time dergisi, AB’de idam cezası olmadığı amacıyla Türkiye’nin mahkemelerinin kararına karşın Abdullah Öcalan’ı asmaması lüzumçesini savundu.

• Balkanlar, Ortadoğu, Kafkaslar üçgeninde senelerden beri yaygın jeostratejik ehemmiyeti ve etrafsel ağırlığıyla Türkiye, orta ve ileri vadede AB’nin vazgeçemeyeceği bir partneri olacak.

• Türkiye’nin AB’ye aday olan ülkelerden en az altısının bir araya gelmesi ile oluşacak nüfusundan tek başına daha büyük bir potansiyele sahip Avrupa’nın kendisine dezüstünlük olarak sunmuş bulunduğu bir nüfus AB ile müzakerelerde genç ve kalifiye olması sebebiyle tek başına daha iyi disipline edilmesi şekliyle üstünlük olarak meydana çıkacak

• Türkiye 650 bin şahıslik çağdaş teçhizata sahip ordusuyla da AB’nin savunmasinda kilit rolü oynayacak.

• 65 milyon nüfusu ile büyük bir Piyasa.

• Türkiye hususmu itibariyle AB’de imal edilen mal ve hizmetlerin basitlikla Orta Asya ve Körfez ülkelerine transferinde bir köprü olarak büyük rol oynayacak.

• % 1.2 nüfus büyüme sürati ile Türkiye nüfusunun stabile etmiş ülke olarak istikbalte Almanya, İngiltere ve Fransa gibi ülkelerle giderek çoğalan ekonomik potansiyeli ve üretkenliği ile yarış duruma istikbal.

• % 1 lik kalkınma süratiyle 75 bin şahsa istihdam yaratabilen Türkiye sabit nüfus öngörüsü kapsamında istikbalte yüksek kalkınma sürati yüzdeleriyle işsizlik sorununu de büyük ölçüde ortadan kaldıracak.

• Enerji, ulaşim komünikasyon alanlari başta olmak üzere Türkiye AB ülkeleriyle kisa vakit ipinde dev projelere imza atabilecek.

• Elindeki su rezervleri ile ilgi çeken Türkiye , Ortadoğu barış sereci ile önümüzdeki devresinin en büyük problemlerindan biri olarak kabul edilen su sorununda anahtar rolü oynayacak.

• Yıllık GSHM 206 milyar dolar olan Rusya’yı daha ufak bir nüfus ile 204 milyar dolar ile takip eden Türkiye’nin ekonomik göstergeleri AB’de mühim rol oynayacak.

5.3. TÜRKİYE’NİN ADAYLIKTAN ÜYELİĞE GEÇMESİ İÇİN

5.3.1. Yapması Gerekenler ve Olanakları

Enflasyon Düşecek

Türkiye’nin birinci mevkide olması amacıyla lüzumlu koşullardan ilki kamu açığının GSMH’nın % 3’ünden az olması. Buna bağlı olarak aday Türkiye’nin senelik enflasyonunu da netlikle AB ortalamasına düşürmesi lüzumecek.

İstikrar

Helsinki ardından vakitçte Türkiye’nin birinci ligde AB delegesi olması amacıyla ilk aşamada gündeme istikbal husus, devamlılık tedbirleri ve kemer sıkma olacak. Devlet de kamu harcama reformunu yapmak, özelleştirmeyi tamamlamak mecburiyetinde kalacak.

Pimeşruara Kaynak

Türkiye tam aday statüsü verilmesi, Türk mali piyasaları amacıyla mühim bir referans olacak. Gerek Türk hazinesi lüzumse Türk finanse kurumları AB ülkelerindeki finanse kuruluşlarından ideal koşullarda kredi temin edebilecek ya da bono satabilecek. Böylece kaynak ABD’den finanse kaynağı sağlanacak.

Yabancı Sermaye

Türkiye üye adayı olarak potansiyel vaat ettiğinden yabancı yatırımlarda artış olacak.

Sosyal Projelere Destek

Özel sektör kuruluşlari, KOBI’ler sivil toplum örgütleri egitim, saglik gibi sosyal projelerle, yatirim projeleri amacıyla AB’den mali destek alabilecek.

Sosyal Damping

AB’nin üye adayı olan Türkiye’nin özel sektörü AB normları amacıyla kendisini hazırlamak mecburiyetinde kalacak. Bu gaye ile yatırımlarda, ortak projelerde çocuk işçi çalıştırılmaması ve etrafa uyum mecburi duruma istikbal.

Ar-Ge İmkanı

AB Komisyonu üye ülkelerden bilhassa ar-ge’ye yatırım yapmalarını bekliyor ve bu projeleri özendiriyor. Türk özel sektörü de rekabet kuvvetinü çoğaltmak amacıyla ar-ge desteği sağlayabilecek.

5.3.2.Uymak Zorunda Olduğu Şartlar

AB’nin Haziran 1993 de Kopenhag Zirvesi’nde kabul edilen ve birliğe aday olmak isteyen ülkeler amacıyla meydana konan kriterleri `olmazsa olmaz koşul niteliksi taşıyor işte Türkiye’nin uyum dayanıklıası lüzumen ölçütler.

Tam Demokrasi Kopenhag Kriterleri

Tam Demokrasi Kopenhag Kriterleri ilk olarak aday olacak ülkede devamlılıklı bir demokrasi ve işleyen demokratik çağdaş kurumlar ile hukukun varlığını koşul koşuyor.

Azınlık Hakları

Kopenhag ölçütlerinin azınlık hakları ile bölümü Türkiye tarafından sorun yaratabilecek. AB’deki birtakım etrafler Kürtler’e azınlık hakları tanınmasını gündeme getirmeleri bekleniyor.

Rekabet

Kopenhag Belgesi, AB’den istikbal rekabete dayanabilecek bir Piyasa ekonomisinin geliştirmesini öngörüyor.

Mevzuata Uyum

Belgede, aday ülkelerin politik, ekonomide ortak para hususları başta olmak üzere AB mevzuatına uyum.

• İnsan haklarına saygı, işkence yasak.

• Azınlık hakları korunacak.

5.4. Avrupa Topluluğu’na Tam Üyeliğin, Türk Turizm Sektörü Üzerindeki Etkileri

Türkiye’nin Topluluğa tam üye olması durumunda, Türk turizm sektörünün fazlası yönden etkilenmesi söz hususu olacaktır.

5.4.1. Avrupa Birliği’ne Girişin Turizm Açısından Yararları

• Rekabet, turizmde ürün niteliksini artıracaktır.

• Turizm yatırımlarında yabancı sermaye girişi hızlanacaktır.

• Sınır denetimleri en aza indirgeneceği amacıyla turist hareketlerinde bir artış görülecektir.

• Mal ve sermaye etkinliklerinin yanısıra ülkemize yeni turistlerin de gelmesi söz hususudur.

• Avrupa’nın Türkiye ile alakalı olumsuz imajın ortadan kalkması sağlanacaktır.

• Türkiye’nin yurtdışında tanıtılmasına yardımcı olacaktır.

• Turistik ürünlerin standardı ve niteliksi artacaktır.

• Turistler bilinçlenecek, tüketici olarak korunacaktır. Seyahat sigortası dehemmiyete girecektir.

• Türkiye yeni, genç ve çekici bir turizm piyasası olarak, Avrupa turizm sektöründe hususmunu alacaktır.

• Türk turizm sektörü Avrupa’daki teknolojik ilerlemelerden, yeni bilgi sistemlerinden faydalanacaktir.

• Turizmi besleyen yan hizmet ürünlerinde artış görülecektir.

• Türkiye’nin tesislerini güncellemek ve tedavi etmek amacıyla Avrupa Birligi fonlarindan kaynaklar saglanacaktir.

• Ulaşim hizmetlerinde KDV’nin deha da düşürülmesi bir ucuzluk yaratacak
• havayolu ulaşimi daha cazip duruma istikbaltir.

• Avrupa Birliği’ne girişte Türk turizminin evvelcelikli problemlerinin çözümü hızlanacaktır. Mesela altyapı, kalifiye eleman, etraf problemleri, ürün niteliksi, mevsimlik özellik gibi.

• Turizm çeşitlendirilmesi yeni talepler dogrultusunda hizlandirilacaktir.

• Avrupalılar Türkiye’yi daha yakından tarife fırsatı bulacaktır. Turist girişlerinde artış olacaktır.

• Bölge ve dünya barışına katkıda bulunacaktır.

• Yeni işkuvveti istihdam kaynaklari yaratilacaktir.

• Genellikle sosyal tarafı ihmal edilmiş olan Türk turizm siyasetsinda bir çok olumlu degişiklikler yaşanacaktir.

5.4.2. Avrupa Birliği’ne Girmenin Turizm Sektörüne Olası Sakıncaları

• Kalite artışı ve nitelikli eleman çalıştırma mecburiluğu fiyatların yükselmesine namacıyla olabilir.

• Fiyat artışları iç turizm hacmini daraltır.

• Otel ve Tur Operatörlüğü sektöründe oligopol piyasa da oluşabilir. Tekelleşme de olabilir.

• Rekabetin süratli olacağı endişesiyle orta ve ufak ölçekli otel işletmelerinde
• verimlilik problemleri yaşanabilir. Küçük oteller kapanabilir.

• Yurtdışına çıkışlar artabilir, böylelikle dış ödemeler dengesinde açıklar büyür.

• Havaalanlarında gümrüksüz satış mağazalarının kaldırılmasıyla mühim gelir
• kayıpları meydana istikbaltir.

• Turizme yeni açılan merkezlerde sosyal uyum problemleri yaşanabilir.

• Turizm sektöründe ithal mal tüketimi artacaktır.

5.5. Avrupa Birliği’nde Turizm Politikaları, Turizm Uygulamaları ile Türk Turizm Politikası ve Uygulamalarının Kıyaslanması

Bilindiği üzere AT ilerlemiş bir topluluktur. Turizm hususu ile alakalı da, yalnız Topluluk seviyesinde değil, aynı vakitte üye ülkeler seviyesinde de, Türkiye’ye oranla büyük ilerlemeler kaydedilmiştir. Buna karşın, Topluluk, kendi yapısında turizmle alakalı sağlanan ilerlemeleri yetersiz bulmakta; her fırsatta, bilhassa de turizmde, son senelerde yaşanan durgunluğa dair hoşnutsuzluğunu dile getirmekte; kendisine geniş kapsamlı eleştiriler yöneltirken, bu hususta memnunluk duymadığı hususları bertaraf etmeye çalışmaktadır.

Türkiye’nin şimdilik belki de turizmdeki hedefi, turizmin, Topluluk’ça hiç de memnunluk duyulmayan günümüz noktasına varabilmek, Türk turizm arzının niteliksini, turizm eğitimini, turizm patlamasını, turizm gelirlerini, sosyal turizmini ve Benzerlerini Topluluk seviyesine getirebilmektir.

Topluluk, AB’nin gerçekleştirilmesinde, turizmin bütünleştirici ve kaynaştirici rolünü çok iyi anlamiş ve bu sebeple 1986 yilindan bu yana ortak turizm siyasetsinin oluşturulmasina ehemmiyet vermiş; vatandaşlar Avrupa’sinin, yaratilmasinda rol oynayacak en mühim unsurlardan birinin de turizm oldugunu her firsatta vurgulamiştir.

Şu anda AT’nda turizm alaninda, bilhassa etraf koruma, turizm egitimi, kirsal, kültürel, sosyal turizmin geliştirilmesi, turizmin çeşitlendirilmesi, bilgi aşahısnin en üst düzeyde saglanmasi, turizm yolu ile etrafsel farkliliklarin giderilmesi, turistin bilgilendirilmesi ve korunmasi, turizmde son teknolojilerin kullanilmasi, turizm istatistiklerinin geliştirilmesi hususlarina son derece ehemmiyet verilmekte ve sözü geride bıraktığımız bu hususlara dair her türlü tedbir alinmaktadir.

Topluluk’ta turizm bölümünde meydana gelen bu kanaat şekli ve hareket tarzı, Topluluğa, tam üyelik hedefi olan ülkemiz doğrulusunda da benimsenmiş haldedır.

Aşagida, Topluluk turizm siyasetsi ve Türk turizm siyasetsi arasinda bir takim karşilaştirmalar, maddeler durumunda yapilmiş; farkliliklar belirlenmeye çalişilmiş ve bu farkliliklarin giderilmesi hususu ile alakalı tavsiyelerde bulunulmuştur.

Türkiye, Topluluk’ta da yapıldığı gibi; turizmini geliştirebilmek amacıyla, evvelce sahip olunan halini çok iyi belirleme edilmelidir. Türkiye tanıtımıyla, eğitimiyle, turizm arzının niteliksiyle uluslararası turizmin neresindedir? Bu problemler sıhhatli bir şekilde cevaplandırılıp, turizme yönelik kaynak envanteri yeni teknolojiler kullanarak yapılmalıdır.

Topluluk kültürel turizmin geliştirilmesine ve dolayisi ile Avrupa kültürünün tanitilmasina çok ehemmiyet vermekte ve bu hususta evvelceligi, EFTA ülkeleri ile Dogu Avrupa ülkelerine tanimaktadir. Türkiye de benzer şekilde, Türk kültürünün tanitilmasini turizmin geliştirilmesinde bir vasıta olarak kullanirken, Türk kültürüne ve yaşayiş tarzina daha çok insanin ilgiini çekme gayreti içersinde olmalidir. Üstelik Türkiye, çok detaylı ve varlıklı tarihi baglari ile bu tanitim da yalnizca Avrupa ile kızgın kalmama gibi bir üstünlüka da sahiptir.

Topluluk, turizmde çoğalan ve değişiklaşan isteği karşılamak, turizm gelirlerini ve ziyaretçi miktarını çoğaltmak üzere turizm çeşitlendirilmesi hususu ile alakalı ehemmiyetle durmaktadır. Bu gaye ilere ulaşmak, turistik ürün oluşturarak satışları ilerletmek amacıyla en mühim etken yeni ürünlerin dehemmiyete sokulmasıdır. Bu gaye ile, kırsal, dinsel, sportif, eğlence, kongre, golf ve aynısı turizm çeşitlerinin daha çok geliştirilmesine çalışmaktadır. Türkiye de, son bir kaç senedir turizmde çeşitlendirmenin ehemmiyetini idrak etmiş bulunmaktadır. Gerek yat, mağara, av, dağ, yayla, spor turizmleri lüzumse kongre, din, kültür olsun her türlü turizme elverişli olan ülkemizde 1990 senesinde yalnızca bir adet golf sahası bulunurken, bilhassa varlıklı insanların oynadığı bu spor amacıyla altyapı yatırımları artmaktadır. Turizm Bakanlığı da 1992 senesinde trekking gibi turizm çeşitlendirilmesine yönelik etkinlikler başlatmiştir. Ayrica bilhassa AB ülkelerindeki gelir seviyesi ve boş vakit artişina paralel olarak meydana çikan daha seçici turiste hitap eden yeni turizm çeşitlerinin denenirken bu alanda daha evvelce denenmiş biçimlerin ve yöntemlerin gölgesine ve emniyetsine siginmaktan öteye geçmek lüzumir. Bu arayişlar kapsamında de bilhassa dogal güzelliklere sahip ülkeler digerlerine oranla daha üstünlükli olacaklardir.

Türkiye, turizmini geliştirme etkinlikleri sirasinda Dogu, Güneydogu ve Kuzeydogu mekanlarıni tamamiyle ihmal etmiştir. Türkiye’nin bu mekanları göreceli olarak temelen az ilerlemiş bölgelerdir. Ülkemiz, Topluluk’ta yapildigi gibi bölgeler arasi farkliliklari gidermede turizmden azami oranda faydalanmali ve bu mekanları turistik birer merkez durumuna getirmelidir. Bunu yapar iken bölgeye ait, tarim ürünlerinden, ulusal bilhassarden ve yayla turizminden faydalanilabilir. Ayrica bu bölgelerde, bilhassa turizmi geliştirici yatirimlara dönük mali yardim uygulamalari yapilmalidir.

Topluluk etraf içeriğine çok duyarlı davranmaktadır. Ülkemizde 1991 senesinde kurulan Çevre Bakanlığı’nın etkinlikleri yanısıra, Turizm Bakanlığı da detaylı etkinlikler sürdürmektedir. Bunların en muhimi Türkiye’nin de mavi bayrak uygulamasının içersinde yer almasıdır. Çünkü belki de yakın vakitte mavi bayraklı olmayan plaja turist getirebilmek olası olmayacaktır. Hem de, Topluluk’la uyum çalışmaları kapsamında, DPT nezdinde bir etraf alt komitesi kurulmuştur. Çeşitli basın, yayın vasıtaları, seminer ve benzerleri yolu ile halkın da etraf hususu ile alakalı bilinçlendirilmesine yönelik yoğun etkinliklerde bulunmaktadır. Bu husustaki çalışmalar, Dünya Bankası doğrulusunda finanse edilen, Akdeniz Teknik Yardım Programı (METAP) kapsamında yapılmaktadır.

Topluluk’ta, Ağustos 1989’dan bu yana computerize rezervasyon sistemlerinin tüketimi mecburi tutulmaktadır. Türkiye de, daha yeni başlatılan bu sisteme geçiş hususu ile alakalıki çalışmalarını hızlandırmak durumundadır. Genellikle de turizmin enformasyonunda, teknolojik yeniliklerden faydalanılmalıdır.

Turistin daha iyi ağırlanabilmesi ve aydınlatılabilmesi amacıyla, Avrupa’da uygulanmakta olan ve geliştirilmesi düşünce edinilen semboller düzeneğinin takip edilmesi ve bu hususta lüzumlu tedbirlerin alınması lüzumludir.

Türk turizm sektörünün de en büyük problemlerindan biri olan ve Topluluk’ta bilhassa üstünde durulan hususlardan bir diğeri, özel ve kamu sektörü arasındaki etkileşimin yetersizliğidir. Topluluk’ta Avrupa Turizm seneı, bu etkileşimin sağlanmasında büyük rol oynamıştır. Türkiye’de turizmle alakalı her türlü kurum, kuruluş ve bireylerin birbirleriyle olan etkileşiminin daha kuvvetli ve sıhhatli bir duruma getirilmesine dair tedbirleri en kısa vakitte almalıdır. Hem de, ülkeler arası bilgi ve tecrübe alışverişi sağlayacak bir etkileşim düzeneğinin kurulmasına yönelik işbirliği etkinliklerine katılmalıdır.

Topluluk, Japonya ve Kuzey Amerika’yı yeni turizm piyasaları olarak belirlemiştir. Bu piyasalar, Türkiye amacıyla de amaç piyasalar durumuna getirilmelidir. Refah seviyeleri yüksek olan bu ülkelere mensup insanların ilgiini, Türkiye’ye çekmenin yolları bulunmalıdır.

Türkiye’de de, Topluluk’ta bulunduğu gibi, turizme dair bütün etkinlikler bir plan kapsamında yürütülmelidir.

Türkiye’de turizmin, kitle turizminden kaynaklanan sorununu çözüme ulaştırmak ve sezon dışı meydana gelen atıl kapasite sorununu gidermek hedefiyle Topluluğun da çok ehemmiyet verilen bir husus olan, tatillerin sezonluk ve coğrafi dağılımının iyileştirilmesine yönelik tedbirler alınmalıdır.

Topluluk, ilerlemesini istedigi her hususta, teşvik edici mükafatlendirme uygulamalari uygulamaktadir. Bu uygulamalar Avrupa işbirligin harekete geçirmede çok mühim rol oynamaktadir. Turizm ve etraf hususu ile alakalı da, düzenlenmiş bir çok mükafat ve teşvik uygulamalari bulunmaktadir. Türkiye de bu uygulamadan esinlenerek, turizm ve etraf sektörlerinde aslında teşvik edici nitelikde mükafat sistemleri yaratmali, var olanlari artirmali ve yenileştirmelidir.

Avrupa Topluluğu her ne kadar sosyal turizm bölümünde kendini yetersiz görse de, Topluluk ve üye ülkeler nezdinde, Türkiye’ye de numune teşkil edecek biçimde bir çok uygulama ve tedbirler zincirine sahiptir. Ne yazık ki sosyal turizm Türkiye’de son derece geri kalmış bir haldedır.

Türkiye’de ulaştirma hususu ile alakalıki problemler ise ilk olarak çözümü lüzumen hususlardir. Topluluk, ulaştirma hususunu, turizm ile içiçe mütalaa etmekte ve büyük ölçüde ehemmiyetsemektedir. Bu çerçevede, iç piyasa kapsaminda Avrupa Hava Sahasi oluşturulmasina, havayolu trafiginde tek ve ortak bir denetim sistemi, farkli ulaştirmacilik çeşitleri arasinda bag ve Avrupa seviyesinde bir demir ve oto yolu agi kurulmasina dair tedbirler alinmaktadir. Kisacasi, Topluluk, ulaştirma alaninda başli başina bir liberalizasyona gitmektedir. Türkiye’nin, bilhassa hava, demir ve deniz yollarinin geliştirilmesi hususu ile alakalı acil tedbirlere ihtiyacı vardir. Ayrica, turizmi de çok olumsuz etkileyen trafik kazalarini engelleyici tedbirlerin bir an evvelce alinmasi lüzummektedir. Ulaştirma hususu ile alakalı, Topluluk uygulamalarinin yaninda, üye ülke uygulamalari da incelenip, sahip olunan problemlerimize çözüm getirilmeli ve bu husustaki son ilerlemeler takip edilmelidir.

Türkiye’de iç turizm de şimdilik yeterli seviyeye gelmemiştir. Avrupa’da “herkes amacıyla turizm” prensibi benimsenmiştir. Bu hususta, sosyal turizme dair alinan tedbirlerin yaninda, Topluluk içi turizmi teşvik etmek amaciyla bir lüzumsinim kredisi uygulamai tasarlanmiştir.

Türkiye, turizmde dış piyasaya yönelik çalışmaların yanısıra iç piyasası da göz önünde bulundurmayı ihmal etmemelidir. İspanya’da son senelerde dış turizmde yaşanan durgunluk, iç piyasasın canlı olması yardımıyla çok paniğe yol açmamıştır. Esasında lüzum iklimi lüzumse coğrafyası bakımından pek çok ortak bilhassare sahip bu iki ülke arasında bu kadar büyük bir uçurumun bulunması, Türkiye tarafından düşünülmesi lüzumen bir hususdur.

Topluluk turizm eğitimi içeriğine, turizm arzının niteliksinin yükseltilmesi bakımından büyük ehemmiyet vermekte; iç piyasa kapsamında, bütün meslek dallarındaki diplomaların karşılıklı tanınması hususu ile alakalı tedbirler almaya çalışmaktadır. Hem de, turizm eğitiminde, turizmin lüzumsinim duyduğu alanlarda personel yetiştirilebilmesi amacıyla, mesleki profillerin belirlenmesi tarafında çalışmalar yapmaktadır. Lisans üstü turizm eğitimini teşvik edici burs sistemleri ilerletmektedir. Topluluk artık, turizmin her kademesinde, ülke seviyesinde değil, Avrupa seviyesinde hizmet verebilecek işkuvveti yetiştirmeye çalışmaktadır.

Türkiye’de, turizm sektörünün başlica problemlerindan olan, kalifiye personel sorunu, fakat turizm egitiminin geliştirilmesi yolu ile çözülebilecektir. Ülkemizde daha çok, TUREM’ler vasitasiyla sürdürülen egitim etkinlikleri, Topluluga kiyasla çok geride kalmiştir. Fakat, son vakitlarda, Turizm Bakanligi’nca yürütülen, egitimde atilim etkinlikleri lüzumtiğince olumlu ilerlemelerdir.


- Standartlaşma ve uyum hususlarında çalışmaktadır.
- Bölgesel gelişim fonları ve teknik yardım uygulamaları arttırılmaktadır. IV.2.AVRUPA BİRLİĞİ’NİN TÜRKİYE’DEKİ TURİZM POTANSİYELİ ÜZERİNDE BEKLENİLEN ETKİLER

Avrupa ekonomik alanının oluşturulmasına yönelik siyasetların neticelarından turizm hizmet ticaretimiz şüphesiz etkilenecektir. Bu etkiler alçakta belirti edilen ana başlıklar altında belirtilmektedir.
*Topluluk Ticaret Politikası ile alakalı olanlar:

- Ticaret ve yatırımlarla alakalı engellerin kaldırılması,
- Hizmet ticaretine dair bulguların standardizasyonu, fiyatlarin duyurulmasi ve dogruluklarinin milli turizm kuruluşlari ve meslek teşekküllerince garanti edilmesi,
- İşletmelerin kendilerine özel ve tekel hakları dayanıklıalarının önlenmesi,
- Rekabeti engelleyecek ya da sınırlayacak karar ve anlaşmaların yasaklanması,
- Hizmet ve mal satın alımlarından açıklık, rekabet ve idurumanin bölünmezliği prensiplerinin belirlenmesi,
- İşletmelerin kamunun aydınlatılması ve genel kabul gören ilkelere göre denetimi,
- Ticareti kısıtlayan, belirli şahıslara ve kuruluşlara imtiyaz gerçekleştiren uygulamaların yasaklanması,


*Hizmet ve Ürün Arzı ile alakalı olanlar

- Hayat ve ürün niteliksini saglama,
- Hizmetin kötü ifasına bağlı zararları tazmin,
- Kalite ve standardın sağlanmaması durumunda indirim talep hakkının emniyet altına alınması,
- Gelir seviyesi yüksek ve İntellectuel piyasasın amaçlenmesi.

*Seyahatlerin Kolaylaştirilmasi ile alakalı olanlar

- Hizmetin maliyetini azaltmak ve bilgiye ulaşmada kolaylik saglamak amaci ile tek belge kullanimina geçilmesi,
- İstatistiklerde dahil bütün verilerin sayısal olarak azaltılarak kompütarize edilmesi, kodlanması ve standardizasyonu,
- Sınır denetim formalitelerinin basitleştirilmesi.

*Yeni İşletmecilik Anlayışı ile alakalı olanlar

- Toplam nitelik ilkelerinin uygulanması,
- Tatil izlenimlerinin neticelarına göre turistlere tatil danışmanlığı yapma,
- Personel kelitesini yükseltme,
- Koordinasyonu, meslek ahlakını ve disiplini dayanıklıa.

*Üretim Faktörlerinin Serbest Dolaşimi ile alakalı olanlar

- Sermaye etkinliklerini kolaylaştirmak,
- Üçüncü ülkelerin Topluluğa sermaye hareketleri ile alakalı olarak “en çok kayırılan ülke” statüsü uygulamaları,
- Yabancı sermaye yatırımlarını teşvik,
- Topluluk ülkeleri ile ortak proje üretiminin özendirilmesi,
- Hizmet sunma serbestisinin sağlanması,
- Hizmet sunanları yasenean ülke kamu siyasetsı, güvenliği ve sağlığı hususlarında bilgilendirme,
- Dolaşimlarda tek belge kullanimi saglama,
- Ekonomik gaye ilerle kısıtlamaya gitmeme,
- Hizmet yasenean ülkede taşinmaz mal satin alinmasi önündeki engellerin kaldirilmasi,
- Ödemelerin, alacaklının ya da faydalananın ülke parası ile yapılması,
- İleri teknoloji tüketiminin yaygınlaştırılması.

*Turizm Bilgi Ağının Oluşumu ile alakalı olanlar

- Bilgiye ulaşma önündeki engellerin kaldirilmasi,
- Elektronik enformasyon hizmetleri ile alakalı meşru, idari ve teknik kısıtlamaların kaldırılması,
- Avrupa araştirma piyasainin oluşumu,
- Bireysel verilerin korunması,
- Bilgi etkileşiminde iş birligi saglanmasi,
- Turizm istatistiklerinin derlenmesinde Dünya Turizm Örgütünce belirti edilen ilke ve temellara uyum sağlanması,
- Bilgi etkileşim kanallarinin iyileştirilmesi.

*Elektronik Veri Aktarımı ile alakalı olanlar,

- Hukuki muamele ve ticari işlemlerde elektronik veri aktarimi ve dijital imzanin kabulü,
- Alacakların elektronik veri transferi ile kabulü,
- Şekle bagli olmayan sözleşmelerin elektronik veri aktarimi ile kurulmasi.

*Fiyat Politikası ile alakalı olanlar

- Fiyat/nitelik rekabetinin sağlanması,
- İstikrarlı ve sürdürülebilir fiyat siyasetsı izlenmesi,
- Ucuz fiyatın ülke imajını da ucuzlatacağının göz önünde bulundurulması.

*Sigorta hizmetleri ile alakalı olanlar

- Sınır ötesi sigorta hizmetleri ile alakalı kısıtlamaların kaldırılması,
- Hukuki ve turistik yardım sigortası hizmetlerinin yaygınlaştırılması,
- Taşimaciligin bütün sektörlerinde kasko sigorta mecburiyeti getirilmesi.

*Mali Hizmetlerle alakalı olanlar

- Alacaklıların korunması hedefiyle doğru ve yeterli bilgiye basitlik sağlanması

*Tüketicilerin korunması ile alakalı olanlar

- Paket tur, Organizatör, Acenta, Tüketici ve Tur sözleşmesi tanimlarinda uyumluluk saglanmasi,
- Turistik gezi sözleşmeleri ile alakalı olarak ayrintilara inilerek, tüketiciye sözleşme koşullari hakkinda yazili, anlaşilabilir ve ulaşilabilir bilgi verme mecburilugu getirilmesi,
- Hizmetin kötü ifası ile alakalı sorumluluğu sınırlayan ya da ortadan kaldırılan sözleşmelerin geçersizliğinin sağlanması,
- Tek doğrultulu ve işletmeyi koruyucu hükümler sahibi olan standart sözleşmelerin tüketici lehine yorumlanması,
- Yanıltıcı tanıtımlar ve haksız neticelarına karşı tüketicilerin korunması,
- Tüketici sıhhat ve güvenliğinin, ekonomik çıkarlarının eğitim ve temsil haklarının korunması,
- Mesafeli (tele alış-veriş) satımlarda tüketicilerin sözleşmenin aslili noktaları ile alakalı bilgilendirilmesi,
- Tüketici şikayetlerinin hizla neticelandirilmasi.

*Topluluk Teşvik Politikasi ile alakalı olanlar

- Küçük ve orta boy yatırım ve işletmelerin teşviki,
- Proje birtakımnda nakit yardım ve faiz sübvansiyonu sağlanması,

a) Kültür turizmi
b) Çevre koruma,
c) Tatil köyleri,
d) Mesleki eğitim,
e) Kırsal alandaki iş kuvvetinü turizme yönlendirme,
f) Kültür varlıklarını koruma,
g) İş kuvveti planlaması,
h) Standardı yükseltme,
i) Modernizasyon,
j) Yeni teknoloji tüketimi amaçli projeler amacıyla.

*Gümrük Kolaylıkları ile alakalı olanlar

- Seyahat edenlere turizmin ilerlemesine olan katkilari sebebi ile kolaylik saglanmasi,
- Vergi denetimlerinin sınır geçişlerini zorlaştırmayacak şekilde yapılması,
- Turistik gaye ile getirilmiş olan belirli ulaşim vasıta ve gereçlerinin geçici ithal vakitı amacıyla zaten eşya sayilmasi ve muafiyetlerden faydalandirilmasi,
- Modernizasyon yatırımına kalkışmış turizm yatırımcı ve işletmecilerine gümrük basitlikları sağlanması,

*Vergi Hukuku ile alakalı olanlar

- Çifte vergilendirmenin önlenmesi,
- KDV’de matrah birliğinin sağlanması ve düzenin basitleştirilmesi,
- Özel tüketim vergi uygulamasında uyum sağlanması,

*Mesleki Eğitim ve Niteliklerin Belirlenmesi ile alakalı olanlar

- Diploma, sertifika ve aynısı belgeleri verecek kurumlarla alakalı uyumunun sağlanması,
- Meslek kümeleri ile iş ve meslek tanımlarının uzmanlık alanlarına göre belirlenmesi,
- İstihdam ve müracaat kriterlerinin belirlenmesi,
- Personel eğitimi ve davranış planlarının hazırlanması,
- Nitelikli iş kuvveti planlamasi ve nitelikli iş kuvveti kullaniminda sektörün özendirilmesi,

*Turist Sihhati ve Güvenliği ile alakalı olanlar

- IHA doğrulusunda belirleme edilen “konaklama işletmeleri emniyet tedbirleri”nin uygulanması ve uygulamanın denetlenmesi,
- Dünya turizm teşkilatınce tavsiye edilen ve örgütçe “Non Go Destination” kararı alınmasına namacıyla olacak davranışların (terör, harp hali, şahıslara yönelik fiiller, trafik kazaları, salgın hastalıklar vb.) önlenmesi amacıyla eylem planları geliştirilmesi ve planların deklare edilmesi,
- Dünya sıhhat teşkilatı standartlarında turistlere sıhhat hizmetleri sunulması.

*Ulaştirma Hizmetleri ile alakalı olanlar

- Topluluk ulaştirma kurallarinin benimsenmesi,
- Alt yapının iyileştirilmesi ve çağdaşizasyonu,
- Deniz taşimaciligi hizmetlerinde ulusal kisitlamalarin kaldirilmasi,
- Liman hizmetlerinde imtiyazları tedbire,
- Deniz güvenliğinin sağlanması,
- Deniz kirliliğinin önlenmesi amacıyla devletin altyapıyı tedavi projelerini teşvik etmesi,
- Tek doğrultulu ve monopol yaratan antlaşma ve uygulamaların kaldırılması,
- Deniz turizmi hizmet ticareti ve yatırımlarını kısıtlayan hukuki, idari ve teknik engellerin kaldırılması,
- Haksız fiyatlandırma sebebi ile uğranılan zararların telafi edici vergi yolu ile önlenmesi,
- Yat ve kruvaziyer turizmi altyapısının yap-işlet-devret ya da satın al vb. finansman modelleri aracılığı ile oluşumunu dayanıklıa ve hizmet standartlarını belirleme,
- Hava, karayolu ve raylı nakliyat ile alakalı rekabeti ve geçiş haklarını kısıtlatan engellerin kaldırılması,
- Hava karayolu ve raylı nakliyat ile alakalı hizmet standartlarında uyum sağlanması,
- Hava ve deniz limanlarının ileri teknoloji ile desteklenerek çağdaşize edilmesi, işletmecilik ilke ve aslileri ile alakalı olarak uygulama birliği sağlanması,
- Kabotaj haklarının emniyet aşırı yığılma ve ulusal emniyet gaye ileri ile kullanılmasını dayanıklıa.

*Tanıtım hizmetleri ile alakalı olanlar

- Turistlerin doğru bilgilendirilmesi,
- Danışma ve işbirliği mekanizmasının kurulması,
- Bölgesel tanıtıma ağırlık verilmesi,
- Tanıtım misyonunu kamunun yanısıra sektörün ve ulusal yönetimlerinde üstlenmesi,
- Ülke imajının iyileştirilmesi,
- Tanıtım amaçli ortaklıklar kurulmasının teşviki.

*Avrupa Hukuk Alanı ile alakalı olanlar

- Özel ve Tüzel bireylerin kendilerini ilgilendiren karar ve tasarruflara karşi Avrupa Adalet Divanina müracaat haklarinin emniyetye alinmasi.

IV.3.ALINMASI GEREKLİ TEDBİRLER

Avrupa Bütünleşmesi vakitci oluşumlarinin Türk Turizmine dogrudan ya da dolayli tesirlerini ulusal, etrafsel ve global ölçekli çikarlarimizi koruma kanaati ile faydali duruma getirme amaci ile alinmasi lüzumlu tedbirler aşagidaki gibidir.

• Avrupa piyasası ile sahip olunan yatay temaslarimizi geliştirerek, Avrupa ekonomik alanını turizm potansiyelimizi daha da büyütmek hedefi ile kaynak alarak kullanmak,
• Sektörümüzün turizm ekonomisinin sorumluluğunu üstlenmesi ve Avrupa piyasası ile var olan yatay temaslarini daha da geliştirebilmeleri amacıyla düzenlemeler yapmak,
• Turizm bürokrasisinin “katılımcı bürokrasi” ilneti uygulamaya geçirmek hedefi ile minimal ölçekte tekrardan oluşturulandırıp kamu hizmetlerinde etkinliği, verimliliği, sürati maliyetlerde yaratmak, bir kısım vazife ve ytesirlerini de bu gaye ile örgütlü sektöre devretmek,
• Verimli devamlılıklı ve rekabet kuvveti yüksek bir turizm ekonomisi yaratılması hedefi ile üretilecek turizm siyasetsının ilk olarak uygulamaya hususlması,
• Bütün kaynaklarımızın sürdürülebilir turizm amacıyla akılcı tüketimi dayanıklıak.

Avrupa Komisyonu’nun Topluluğun bir turizm siyasetsı oluşturması üstüne detaylı öneriler getirdiği Yeşil Kitap’ın Nisan 1995’de yayınlanmasından sonra tekrar aynı sene ortamında geniş tabanlı bir değerlendirme vakitci başlamıştır. 160 kadar kurumun Komisyon’un önerilerini sahibi olan Yeşil Kitap üstüne görüşleri alınmıştır.

Avrupa Birliği’nin önümüzdeki dehemmiyetden itibaren uygulamaya koyacağı turizm bölümündeki yeni etkinliklerin çerçevesi çizilmiştir. Yeni bir turizm siyasetsının oluşturulacağı tarafındaki ilk işaret, PHILOXENIA isimli turizm destekleyici uygulamanın oluşturulması olmuştur. Bu uygulama ile, AB ülkeleri arasında turizm bölümünde daha yoğun ve canlı bir işbirliğine gidildiği açıktır. Doğal olarak turizm sektörüne Avrupa Yatırım Bankasından ve yapısal fonlardan ayrılan kaynaklar devamlılıklarını sürdürecektir. 1996 Mart ayı sonucunda Turino’da başlamış olan Hükümetlerarası Konferans ve devamındaki vakitç, AB’nin istikbalteki rotasını çizmesi tarafından turizm dahil fazlası sektör amacıyla ehemmiyet taşımaktadır.

Bunu Paylaşabilirsiniz.

Nasa Ay'da Su bulundu

Coğrafya TR October 26, 2020

Hangi İlimiz Nesiyle Meşhur?

Coğrafya TR November 11, 2020

CBS Nedir?

Coğrafya TR November 08, 2020

Deprem Nedir? Nasıl Oluşur?

Coğrafya TR November 04, 2020

11.Sınıf Coğrafya Konuları

Coğrafya TR June 18, 2020

10.Sınıf Coğrafya Konuları

Coğrafya TR June 19, 2020

Deprem Anında Zemin Sıvılaşması

Coğrafya TR June 09, 2020

Mühendislik Hatalı Baraj Vajont Barajı

Coğrafya TR May 19, 2020

Süper Hücre Nedir? Nasıl Oluşur?

Coğrafya TR June 23, 2020