Türkiye’nin Nüfus Projeksiyonları

Coğrafya TR 21 Mayıs 2014

İnsanlar, günlük yaşantılarında ileriye dönük değişik planlar yaparlar. Yaptıkları bu planlara bağlı olarak da gelecekte neler yapmaları gerektiği konusu ile alakalı çalışmalarda bulunurlar. Örneğin, genç bir şahıs evvelce eğitimini tamamlamayı sonra bir iş sahibi olmayı düşünebilir. Buna benzer olarak bir fabrikanın sahip olunan üretim ve kapasitesini belirleme ederek daha ileri senelerde ne kadar üretim yapabileceği konusu ile alakalı ileriye dönük planlar yapılabilir.

Nüfus projeksiyonları, sosyal ve ekonomik politikaları yansıtan aynı vakitte sektörler amacıyla lüzumlu olan yapımcı ve tüketici kitlenin belirlemeinde yardımcı bir vasıta kalitesini taşımaktadır . Nüfus projeksiyonu ile; doğum, ölüm ve göç hareketlerinin gelecekteki eğilimleri ile alakalı belli varsayımlara dayanarak nüfusun gelecekteki hali ile alakalı ön görüler yapılabilir. Nüfus projeksiyonları bölge, il ya da daha ufak yerleşmeler bazında değişik boyutlarda hazırlanabilir.
Nüfus ön görü ve projeksiyonlarının dayandıkları yöntemler birbirlerinden etkilenmektedir. Demografik namacıylalere göre oluşturulan nüfus projeksiyonları ile ekonomik nüfus projeksiyonları birbirleriyle karşılıklı temas amacıyladedirler. Sosyal ve ekonomik gelişmeler, demografik parametreler (doğurganlık, ölüm ve göçler)üstünde etkili olmaktadır. Genellikle ekonomik kalkınma demografik parametreler üstünde daha çok etkili olmaktadır. Örneğin; sanayinin belli merkezlerde artarak yoğunlaşması, inşaat sektöründeki yatırımların o merkezlerde artması, nüfusun bu merkezlere göç etmesine namacıyla olmakta, bundan dolayı bu durum, nüfusun mekânsal dağılımını etkilemektedir.

Özel sektörün ve kamu kesiminin sunmuş bulunduğu sıhhat hizmetlerinin artırılmasıyla bebek ve erişkin Ölümleri azalmaktadır. Genellikle kadınların eğitim seviyelerinin yükseltilmesi, aile planlaması yöntemlerinin kullanılmasını artırarak doğurganlıklarını etkilemektedir. Böylece nüfus artış sürati da azalmaktadır. Ailelerin hayat sürdürdükleri ekonomik ve sosyal etraf de ailelerin davranışlarında etkili olmakta, şehirlerde yaşam sürdüren kadınlarda doğurganlık zihniyeti kırda yaşam sürdürenlara göre değişiklik arz etmektedir. Bu namacıylalerden dolayı, ekonomik ve sosyal alanlarda meydana gelen değişiklikların demografik modele yansıtılması gerekiyor ya da demografik namacıylalere göre oluşturulan nüfus projeksiyonlarının ekonomik modelin sonuçlarına göre revize edilmesi gereği meydana çıkmaktadır.
Ülkemizde nüfus projeksiyonların asli veri kaynaklarını nüfus sayımları ve demografik incelemeler oluşturmaktadır. Nüfus sayımlarından, nüfus ön görülerine temel teşkil etmek üzere sayım senesindeki cinsiyete göre yaş kümeleri itibariyle nüfus bilgileri alınmaktadır. Doğurganlık, yaşa Özel doğum oranları bebek ölüm oranlan ile alakalı bilgiler direkt olarak demografik incelemelerdan alınmaktadır. Ayrıca, bu tür bilgilerin direkt olarak temin edilemediği hallerde ise; toplam doğurganlık oranlarını, bebek ölüm oranlarını, ortalama doğan ve yaşam sürdüren çocuk adetlerini ve son bir sene amacıyladeki doğumlara ait bilgileri kullanarak hesaplama imkânı bulunmaktadır.
Türkiye nüfusunda öngörülen değişimler detaylı nüfus artış süratleri da öneme alınarak yapılmış projeksiyonlarla meydana konulmuştur. Bununla beraber bu yöntemle geleceğe yönelik ön görüler de yapılabilir. Nitekim yapılacak kolay bir projeksiyon hesabı ile ön görüleri 2010 ve 2020 senelarına kadar çıkarmak mümkündür. Buna göre Türkiye’nin nüfusunun 2000 senesinde 70 milyona yaklaşacağı ön görü edilmiş ve sayım neticesinde 68,5 milyon bulunduğu görülmüştür. Türkiye nüfusunun 2010 Yılında 75 milyon seviyesinde, 2020 senesinde da ise 90 milyon seviyesinde olacağı ön görü edilmektedir.
Doğurganlık seviyesinın 1995-2000 döneminde %o 24′e kadar düşeceği, ölüm oranlarının da gerileyerek %ol0′dan, %o 5,9′a düşeceği oluşturulan hesaplarda ön görü edilmiştir. Fakat evvelceki senelerde hesaplanan bu oranlar gerçekleşmemiştir. Nüfus artış sürati ve büyüme seviyesi değişmediği takdirde Türkiye’nin iki katı nüfusa sahip olması amacıyla 26 sene gerekiyordir. Yapılan hesaplamalara göre nüfus, % l’lik artışla 69 sene, % 2′lik artışla 35 sene ve % 3′lük artışla 23 sene sonra iki misline çıkacaktır.
Demografik analizlerde çok uzun dönemli projeksiyonların anlamlı olmadığı bilinmektedir. Çünkü projeksiyonlar, matematiksel formüllerle nüfus konusu ile alakalı ileriye dönük ön görüler yapar. Fakat bu ön görüler, normal şartlar göz önüne alınarak yapıldığı amacıyla ülkelerin siyasi, sosyal ve ekonomik yapılarında meydana gelen değişikliklar nüfus projeksiyonlarında da değişikliklere sebep olacaktır.

Bunu Paylaşabilirsiniz.

Zemin Sıvılaşması Deprem

Coğrafya TR 09 Haziran 2020

Mühendislik Hatalı Baraj Vajont Barajı

Coğrafya TR 19 Mayıs 2020

Süper Hücre Nedir? Nasıl Oluşur?

Coğrafya TR 23 Haziran 2020

Solüsyon Madenciliği Tuz Üretimi

Coğrafya TR 04 Haziran 2020

Havayı Kontrol Etme İsteği Bulut Tohumlama

Coğrafya TR 01 Haziran 2020