Türkiye'de Madencilik

Coğrafya TR 20 Mayıs 2010

Maden Nedir?: Yer kabuğunda tespit edilen insanlar amacıyla ekonomik değer taşıyan katı,sıvı ya da gaz halundaki her türlü maddeye maden denir.

        Anadolu’da Madenciliğin Tarihçesi

Yapılan arkeolojik çalışmalar, Anadolu’da madenciliğin M.Ö.7000 yıllarına kadar uzandığını ve buradaki medeniyetların ilerlemesinde mühim bir rol oynadığını meydana koymuştur. Yer yüzünün ilk yerleşilen karalarından biri olarak Anadolu’da, madene dayalı yüksek medeniyetlar kurulmuştur. Madeni çok önceleri tanıyıp kullanan Orta Asya kökenli Türkler, Anadolu’ya gelip yerleştikçe madene dayalı medeniyet daha da ilerlemiştir.
        Madenlerin Genel Özellikleri

Madenler, tabiatta nadir olarak saf durumda bulunur. Yer altında "filiz" adı verdiği bileşimler halunda çıkarılan ham madenler, işlenerek ve yabancı maddelerden ayıklanarak (rafine edilerek) saf metal haluna getirildikten sonra kullanıma sunulur. Maden filizleri, tabakalar arasında          "damarlar" yada "yataklar" halunda bulunur.

Madenlerin İşletimesini Etkileyen Faktörler

Madenlerin işletmeye açılabilmesi amacıyla belli şartları taşıması  gerekir.

1-Tenör:Bunların başında maden cevheri içersindeki metal  seviyesinın "bu orana tenor denir." Yüksek olması gelir. Tespit edilen ya da bulunacak olan maden Yatağındaki maden;  Metal seviyesi bakımından yeteri kadar varlıklı değilse,
o maden işletilemez.

2-Rezerv:İşletmeye açılacak yerdeki maden cevherinin Rezervi (yedeği) yeterli olmalıdır. Yedeği (rezervi) az ve acele bitebilecek haldaysa, o maden işletmeye açılamaz.

3-Ulaşım: Cevheri çıkarma ve işlenecek yere nakletme çok pahalıya mal oluyorsa, o maden işletilemez.

4-Sermaye:Madenlerin aranması, tespit edilen madenlerin çırarılması ve taşınması gibi çalışmalar büyük oranda para gerektirir. Gerekli sermaye olmadan madenler işletilemez. Günümüzde gerikalmış ülkelerin madenlerini ilerlemiş ülkelerin işletmesinin asli sebebi sermayedir.

5-Teknik İmkanlar: Madenlerin işletilmesi amacıyla lüzumlu araç-gereçler ile teknik personeldir. Madencilik konusu ile alakalı eksper insanlar olmadan bir maden işletilemez.

Türkiye nin Maden Zenginliği

   Türkiye Dünya da maden yatakları bakımından  talihli ülkeler arasında yer alır. Dünyada imal edilen 50'yi aşkın maden çeşidi amacıyla oluşturulan değerlendirmede Türkiye, 29 tür ile Dünyada ilk 10 ülke arasında yer almaktadır. Bunun  başlıca sebebi;

 1-Ülkemizin dağ oluşumu hareketlerinden çok etkilenmesi,

 2-Dağ oluşumu hareketleri neticesinde başkalaşım ve volkanizma hareketlerine süregelen olarak uğramasıdır.

Söz gelimi demir, krom, çinko, bakır ve kurşun oluşumu bu tür yer hareketleri ile alakalıdir. Ancak, birtakım maden rezervlerimiz çok varlıklı değildir. Bu amaçla maden çeşidi bakımından ilk sıralarda yer alan ülkemiz, Dünya maden piyasasındaki payı yönünden gerilerde bulunmaktadır. Bunun  bir sebebi, Türkiye’nin yer yüzünün ilk yerleşilen karalarından biri olması ve maden yataklarının bir bölümünün çok önceden beri işletilmesidir. Hem de Türkiye’nin bulunduğu arazi ,değişik jeolojik devirlerde oluşmuş ve çok sayıda yer hareketlerine uğramıştır. Başka bir söyleyişle Türkiye’nin jeolojik yapısı gerektiğince karmaşıktır. Bu hal maden yataklarının detaylıliğini sağlarken; öte yandan maden aranmasında ve tespit edilen maden yataklarının işletilmesinde detaylı güçlüklere namacıyla olmaktadır.

Ülkemizdeki maden rezervinin varlıklı olmamasının asli sebebi ise Türkiye’nin bulunduğu arazinin jeolojik yapısının varlıklı maden    

yataklarının oluşumuna elverişli yapıda olmamasıdır.                           
       Cumhuriyetten önceki dehemmiyetde, maden üretiminin tamamına yakını yabancı şirketlerin elindeydi. Cumhuriyetin ilk senelerinde madenlerimiz yabancılardan alınarak millileştirilmiştir. Atatürk, milli endüstrinin kurulması ve ilerlemesinin maden arama ve işletmeye sıkı sıkıya bağlı bulunduğunu belirtmiş ve madenciliğe özel bir ehemmiyet vermiştir. Çünkü ilerleyen milli endüstri çoğalan ham madde ve enerji gereksiniminin karşılanması fakat madenciliğin geliştirilmesi ve yeni enerji kaynaklarının sağlanmasıyla mümkün olur.

       Türkiye de  Madencilik bölümünde ilk planlı ve geniş ölçülü tetkik 1935 senesinde Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü (MTA) nün kurulması ile başlamıştır. Bundan sonra bir çok yeraltı kaynağımız işletmeye açılmıştır. Türkiye madenleri ile alakalı büyük bir kuruluşta Eti banktır. Cumhuriyet dehemmiyetinde, tespit edilen madenlerin işletilmesi vazifiyeti Eti bank’a verilmiştir.
   Bugün Türkiye’de madenciliğin ehemmiyeti gittikçe artmakta ve madenden faydalanma süregelenlaşmaktadır. Madenciliğimizin ilerleme yoluna girilmiştir.
                                  Türkiyede Başlıca Madenler

DEMİR:   

Demir, insan oğlunun  bildiği en eski madenlerden biridir. Günümüzde de ağır endüstrinin ana metali demirdir. Demirin çok geniş bir kısmının olması,ona büyük bir ehemmiyet kazanmıştır.

Yurdumuzun bir çok yerinde demir yatakları olmakla beraber şunların mühim bir bölümü işletilmeye elverişli değildir. Türkiye’de iki ana demir madeni havzası bulunmaktadır. Bunlardan biri Sivas - Malatya arasındadır. Bu bölümün mühim yatakları Divriği, Hekimhan ve Hasan çelebi'dedir. Demir - çelik endüstrimizin gereksiniminin mühim bir bölümünün yüksek verimli olan bu yataklar karşılar. Buradan çıkarılan ham cevher, demir yolu ile Samsun'a oradan da gemilerle Ereğli’ye taşınır. İkinci havza, Kayseri'den Adana ve Kahraman Maraş'a uzanmaktadır. Bu bölümün mühim yatakları da Mansurlu ve Karamadazı'dır. Bu iki havzanın dışında; Bitlis, Sakarya, Eskikent ve Balıkesir yörelerinde de demir cevheri yatakları vardır.

Bakır:
   İnsanların çok önceden beri bilip kullandığı madenlerden biride bakırdır. Günümüzde, elektronik ve elektroteknik endüstrinde uçak, motor ve ev aletleri yapımı başta olmak üzere bir çok endüstri dalında süregelen olarak sarfedilen bir madendir.

Ülkemizde bakır yatakları genelde çinko ve kurşun yatakları ile beraber bulunur.

Bakır, Türkiye’nin bir çok yerinde bulunmakla beraber, işletilen mühim yataklar iki yörededir. şunlar; Murgul (Artvin) ile Küre (Kastamonu) dedir. Bakır yataklarının en süregelen bulunduğu bölüm, Dogu Karadeniz'dir. Murgul dışında; maden köy (Rize), Körü başı, Lahanos, Asarcık (Giresun), Kutlular ve Alaca dağ (Trabzon) da da bakır yatakları vardır. Yurdumuzda şunlar dışındaki bakır yatakları, Koyu Hisar (Sivas) ile Maden köy (Siirt) dedir. Maden (Elezıg) deki bakır yatakları, çok önceden buyana işletildiği amacıyla ekonomik sayısal değerini kaybetmiş ve kapatılmıştır.
   Türkiye’de çıkarılan bakır, iç tüketime yetmediğinden her yıl, bir oran bakır ithal edilmektedir.

Krom:

Krom; sert, çok iyi cilalanabilen ve paslanmayan bir maden bulunduğu amacıyla, madeni eşya yapımında büyük ehemmiyet taşır. Bu maden, çeliğin sertleştirilmesinde ve paslanmayı önlemek amacıyla çelik eşyaların kaplanmasında kullanılır.

      Türkiye, 19. yüzyılın başlarına kadar dünya krom üretiminin yarısından çoksını gerçekleştiriyordu.  Ancak Rusya federasyonu, Güney Afrika Hindistan ve Küba'da yüksek nitelikli krom yataklarının bulunmasıyla Türkiye eski üstünlüğünü kaybetmiştir. Bununla beraber yurdumuz, dünyanın sayılı krom yapımcıları arasında yer almaya devam etmektedir.                                     

      Türkiye'de krom yatakları gerektiğince süregelen ve dağınıktır. Öyle ki yurdumuzda tanınan krom yataklarının adedi 700'ü geçmektedir. Bu yatakların toplandığı ana yöreler şunlardır

•   Guleman - Elazığ,

•   Fethiye - Köyceğiz - Denizli,

•   Bursa - Eskikent,

•   Kop Dağı (Doğu Karadeniz),

•   İsknadir - İslahiye - Kahraman Maraş,

•   Kayseri - Adana - İçel,

        Ülkemizde, ferro - krom tesislerinin yetersizliği sebebiyle imal edilen kromun mühim bir bölümü ham olarak ihraç edilmektedir. Kromun kullanım kısmının süregelen oluşu sebebiyle Türkiye’de imal edilen krom, dış piyasada her vakit alıcı bulmaktadır. Son senelerde krom üretimi sürekli

artış göstermiştir.

Boksit:

      Boksit, alüminyumun ham maddesidir. Çok hafif bulunduğu amacıyla uçak endüstride, otomobil, ev eşyası, elektrik malzemesi yapımında kullanılır. Başlıca boksit yatakları; Seydikent (Konya), Akseki (Antalya), İslahiye (Gaziantep) ve Milas'tadır. Boksit yatakları içersinde en muhimi Seydikent'dekidir. Seydikent alüminyum fabrikasının ihtiyacını karşılayan yataklar, Suğla gölünün batısındaki giden gelmez dağlarının eteklerindedir.

        Alüminyumun elde edilmesi esnasında, çok yüksek oranda elektrik enerjisi tüketilir. Bu amaçla elektrik enerjisinin ucuza mal edildiği (Su güçünden elektrik elde edilen) ülkelerde, alüminyum endüstri daha çok ilerlemiştir. Seydikent alüminyum fabrikasının elektrik gereksiniminin karşılamak hedefi ile Oyma pınar Barajı ve Hidro elektrik Santrali yapılmıştır.

Bor Mineralleri:

        Bor mineralleri, endüstride sonsuz denecek kadar çok detaylı işlerde kullanılmaktadır. Bor minerallerinden elde edilen boraks ve asit borik; bilhassa nükleer alanda, jet ve füze yakıtı, sabun, deterjan, lehim, fotoğrafçılık, tekstil boyaları, cam elyafı ve kağıt endüstrinde kullanılmaktadır. Bor mineralleri, dünyanın sayılı bir kaç üklesinde bulunur. Bunlar içersinde yedekleriyle en varlıklı ülke, Türkiye'dir. Ancak üretimin ve ihracatın sınırlı olması sebebiyle bu maden, vatan ekonomisinde mühim bir yer tutmaktadır.

     Başlıca bor yatakları; Kütahya, Eskikent ve Balıkesir'dedir. Bor minerallerini işletmek amacıyla Bandırma ve Kütahya Kırka'da tesisler kurulmuştur.
  Kükürt:

         Kükürt; kimya, lastik ve boya endüstrinde, barut ve gübre yapımında, zirai mücadelede kullanılır. Kükürdün bağcılıkta mühim bir yeri vardır. Asmaların ve sebzelerin yapraklarında üreyen bakteriler, kükürtlü bileşiklerle yok edilir.

       Türkiye’de mühim kükürt yatakları Keçi borlu (Isparta) dadır, Son senelerde, ekonomik olmadığı amacıyla buradaki üretim durdurulmuştur.
 Zımpara Taşı:

      Zımpara taşı; hassa optik araçların merceklerinin parlatılmasında, zımpara kağıdı ve özel çimento yapımında kullanılır. Taşları ve madenleri cilalamak amacıyla de toz halundaki zımpara taşından yararlanılır. Hem de zımpara, bileği taşı olarak da kullanılır.

      Başta Tire olmak üzere İzmir'in bir çok eyaletinde, Akça alan (Manisa) yöresinde, Söke, Karacasu (Aydın) Yatağan, Milas seviyesinde ve Denizlinin Tavas ile Buldan ilçelerinde zımpara taşı yatakları vardır. Üretimin büyük bir bölümü ihraç edilmektedir.

Barit:

         Baritin kullanım kısmı gerektiğince geniştir. Boya, deri, kimya, şeker, cam, kauçuk endüstrilerinde ve ilaç yapımında kullanılır. Petrol aramalarında da sondaj kuyularını ve duvarlarını sabitleştirmede çok işe yarar.

      Türkiye, barit rezervlerinin varlığı bakımından dünyada ilk sıralarda yer alır. Türkiye'deki üretimin büyük bir bölümü; Alanya, Gazipaşa (Antalya) ile Köprü başı - Dereli (Giresun) ve Beykent (Konya) yörelerindeki yataklardan sağlanmaktadır.

Tuz:  

        Tuz, günlük ihtiyaçların yanı sıra; dericilik, konservecilik, zeytincilik ile kimya ve tekstil endüstrinde kullanılmaktadır. Kara yollarında kar ve buzla mücadelede de tuzdan yararlanılır.Türkiye’nin tuz ihtiyacı; Denizlerden, göllerden, kaya ve kaynak tuzlarından karşılanmaktadır.

          Son 15 yılda, göl tuzlarındaki tuz üretimi, süratle artarak 3 katına çıkmıştır. Şuanda ülkemizdeki tuz üretiminin aşağı yukarı üç de ikisi göl tuzlarından elde edilmektedir. Ülkemizdeki en büyük göl tuzları Tuz gölünde yer almaktadır. Bunun dışında Konya - Karapınar ve Kayseri'de de göl tuzları bulunmaktadır.

         Ülkemizdeki deniz tuzlarının en muhimi İzmir'deki cam altı tuzlasıdır. Türkiye'nin senelik tuz üretiminin dörtte birinden çoksını burası sağlamaktadır. Hem de; İstanbul (Tuzla) Edirne (Tekke göl) ve Adana (Akdeniz) tuzlarından da tuz elde edilmektedir.

            Türkiye, kaya tuzu kaynakları bakımından çok varlıklıdir. Kaya tuzu yataklarının başlıcaları; Çankırı, Kars, (Kağızman) Iğdır (Tuzluca) Nevkent (Gül kent ve tuz köy) Yozgat (Yerköy ve sekili) ve Erzurum (Oltu) illerindendir.
          Yer altı sularının, tuz meydanlarından geçerek kaynak şeklinde meydana çıkmasıyla meydana gelen kaynak tuzları da tuz üretiminde mühim yer tutar. Türkiye'de 40 seviyesinde kaynak tuzlasının tuz elde edilmektedir.

  Diğer madenler:

   Türkiye'de yukarıda belirtiler başlıca madenler dışında çok sayıda maden işletilmektedir. Manganez, antimon, civa, volfram, asbest, nikel, flüorit, fosfat, manyezit, kurşun ve çinko şunların  başlıcalarıdır

Kurşun ve cinko: Genelde bakır yatakları ile beraber bulunur. Başlıcaları: Ak dağ madeni (Yozgat), Cam ardı (Niğde), Koyulhisar (Sivas) Yenice (Çanakkale) ve köprübaşı (Trabzon)'ın dadır.

Antimon: Kurşunla karıştırılarak cephane ve batarya yapımında kullanılır. Yüksek verimli antimon yatakları: Niğde, Tokat ve Ödemiş'tedir.

Civa: Akışkan haldaki tek madendir. Eczacılıkta ve elektrik araçlarının yapımında kullanılır. Türkiye’nin başlıca civa yatakları; İzmir, Konya, Uşak, Niğde ve Balıkesir yörelerindedir. Ekonomik olmadıkları amacıyla üretimleri durdurulmuştur.

Volfram: Kaliteli çelik ve yüksek sıcaklığa sağlam boya yapımında, elektrik ve elektronik endüstrilerinde sarfedilen çok mühim bir madendir. En mühim volfram (Tungsten) yatağı, Uludağ'dadır. Ekonomik sayısal değeri olmadığı amacıyla, son 10 senedir üretim yapılmamaktadır.

Amyant: (asbest) lif halundadir. Tıpkı pamuk yada yün gibi eğrilerek iplik haluna getirilebilir, kumaş biçiminde dokunabilir, dövülerek

keçeleştirilebilir. Asbest bezi; firen balatalarında, debriyaj kaplamalarında,ateşe sağlam elbise ve iş eldivenleri ile sıcak malzeme taşıyan bantların yapımında kullanılır. Erzincan ve Hayat’ta varlıklı asbest yatakları vardır.

Gümüş: Kütahya'daki Gümüş köyde üretilmektedir. Keban ve Gümüşhane'deki yataklar, çok önceden buyana işletildiği amacıyla ekonomik sayısal değerini kaybetmiş ve kapatılmıştır.

Nikel: Daha çok kaplhedefilıkta (Nikelaj) sarfedilen nikel cevherinin, en varlıklı yatakları Manisa'dadır.

Flüorit: Maden, cam, kimya, seramik ve optik endüstrinde sarfedilen flüorit; daha çok Karaman (Kırkent) Şefaatli (Yozgat) Ovacık (Kütahya) ve Beyli kahırda (Eskikent) bulunmaktadır.

Fosfat: Mardin, Adıyaman, Hatay, Bingöl, Bitlis yörelerinde tespit edilen fosfat; bilhassa Suni gübre yapımında çok lüzumlu bir ham maddedir. Manyezit: Yatakları; Karaca ören (Kütahya) Mihallıçık (Eskikent) Çayırbağ  Yunak (Konya) ve çayırlı (Erzincan) da bulunmaktadır.

                                Metalik Olmayan Madenler

Yurdumuzda ilaveten metalik olmayan maden yatakları da vardır. Bunların başlıcaları; mermer, kil, kaolin, kireç taşı, lüle taşı ve oltu taşıdır.
Mermer: Genellikle yapı malzemesi olarak kullanılır. Afyon, Bursa, Marmara adası, Bandırma ve Gemlik, kaliteli mermer yataklarıyla ünlüdür. Bunlar dışında, yurdumuzun derhal her yerinde varlıklı mermer yatakları vardır.

Kaolin: Arı kil olan kaolin; çini, porselen ve seramik yapımında ve elektrik yalıtım malzemesi olarak kullanılır.

Kil: Kilden  çömlek, tuğla vb. yapılır.

Lüle taşı: Süs eşyası, ağızlık, pipo vb. yapımında sarfedilen lüle taşı, en çok Eskikent'de çıkarılır ve işlenir.

Oltu taşı: Erzurum’un Oltu eyaletinde çıkarılan kara renkli Oltu taşından, tespih başta olmak üzere, detaylı takı ve süs eşyaları yapılır.

Bunu Paylaşabilirsiniz.

Deprem Anında Zemin Sıvılaşması

Coğrafya TR 09 Haziran 2020

Mühendislik Hatalı Baraj Vajont Barajı

Coğrafya TR 19 Mayıs 2020

11.Sınıf Coğrafya Konuları

Coğrafya TR 18 Haziran 2020

Süper Hücre Nedir? Nasıl Oluşur?

Coğrafya TR 23 Haziran 2020

10.Sınıf Coğrafya Konuları

Coğrafya TR 19 Haziran 2020