Türkiye'de İklim Çeşitleri ve Özellikleri

Coğrafya TR 14 Mart 2018

Hava hali belirli bir yerde ve kısa bir vakit içersinde etkin olan atmosfer koşullarıdır. Bir yerdeki hava hali tanımlanırken en üstün ve etkin olan iklim etkeni öne çıkar. Örneğin, soğuk hava denildiğinde bu terim bulutluluk, yel vb. de kapsayabilir. Ancak o andaki üstün olan etken düşük sıcaklıktır.

İklim, geniş bölgelerde ve çok uzun vakit amacıyla aynı kalan ortalama hava şartlarıdır ve bir bölgenin hava hadiseleri bakımından karakterini belirleme eder. Ancak bu genel karakterleri söylerken mühim günlük hava çeşitlerini de göz ardı etmemek lüzumir. Örneğin, Ankara’da bir yaz gününde sabah hava açık ve sakin bulunduğu halde, öğle saatlerinde sıkıcı bir sıcak ortalığı basar, hava bulutlanır. Öğleden sonra fırtınalı orajlı bir yağış görülür. Özellikle dolu yağar. Bu orajlı bir hava tarzıdir. Ancak bu hava tarzı yaz vakitınce hakim olan tip değildir. Ankara’da yazlar genel olarak açık, az bulutlu, sıcak ve kuzeyden hafif yellı geçer. Bu iklim karakterini belirtmek amacıyla “Ankara makalen sıcak ve kuraktır” denilir. Orajlı hava iklimin içersinde bir hava halidir.

Ekvatoral bölge iklimleri ehemmiyete değer ölçüde monoton karakter gösterir. Günlük hava halleri, hem de iklim tam bir isabetle ön görü edilebilir. Bu bölgelerde öğleden sonra bulutlar meydana gelir ve yağmur yağar, gece hava tekrar açar. Bu hal tüm bir sene aynı bulunduğu gibi seneler arasında da çok çok değişiklık olmaz. Yani ekvatoral bölgelerde hava hali ile iklim birbirine benzemektedir. Bununla beraber bu bölgelerde birtakım durumlarda kısa vakitli tropikal siklonlar (Tayfun) çok zararlı olabilir.

Hava hali ve iklim arasındaki farkı belirtmek bakımından orta enlemler ya da ılıman kUşak daha dikkat çekici bir numune teşkil eder. Bu kUşakta ortalamalar, iklimin ne çok sıcak ne de soğuk bulunduğu hissini uyandırır. Bu amaçla orta enlemlere ılıman kUşak adı verilmiştir. Ancak buralarda günlük hava şartları o kadar karşıt ve parametredir ki çok kısa bir vakit içersinde kurak ve sıcak günleri çok soğuk ve yağışlı günlerin takip ettiği, sonra tekrar havanın açıp ısındığı görülür. Bu 3-5 günlük karşı hava halleri bilhassa bahar aylarında ülkemizde de görülür. Bu kuşağın iklimini tanım eder iken uzun senelere ait ortalama şartların ılıman bulunduğunu söylemek yeterli değildir. Zıt ve parametre hava çeşitlerinin de bu iklimin karakteri bulunduğunu eklemek lüzumir.

İklim bilimi (Klimatoloji), iklimi meydana getiren elemanların analizini yapar. Farklı iklimlerin oluşum amaçlarini ve iklimde meydana gelen değişimleri inceleyerek iklimin tesirini bildirime ve keşfetmeye çalışır. Toplum da bu şekilde kendi etkinliklerini planlayabilir, binalarını ve iç mekanlarını tasarım edebilir ve sıra dışı hadiselerin etkilerine hazırlıklı bekler. İklim besinin varlığı, su kalitesi, barınma ve hayata ortamı yönünden hayati ehemmiyet taşır. İklim aynı vakitte sıra dışı hava hadiseleri ile kendini gösteren potansiyel tehlikeler içerir. İklim bilgi kapasitesi bu hadiselerin tesirini azaltmak amacıyla de lüzumludir. Eğer bugünün iklim halini ve bunun yakın geçmişle olan farkını meydana koyabilirsek, istikbal amacıyla planlar yapmaya başlayabiliriz (Obasi, G.O.P., 2001).

İklimin asli elemanları sıcaklık, yağış, nispi nem, güneşlenme vakitı ve şiddeti, basınç, yel sürati ve yönü, buharlaşma gibi parametrelerdir. Bunlar gözlenebilen ve ölçülebilen parametrelerdir. İklimlerin oluşmasında bu parametreler üstüne direkt olarak ya da dolaylı olarak etkili olan; ama ölçülemeyen birtakım etkileşimler de söz konusudur.

İklim düzeneğinin asli elemanları

Bunlar; kara-deniz, deniz-buz, deniz-hava etkileşimleri, volkanik gazlar, insan aktiviteleri, arazi kullanımı, gelen ve yansıyan ışınlar v.s.dir. Bu elemanlar tek başlarına ve birbirleri ile ilişki halinda atmosferi etkilemekte; kısa vadede hava hadiselerinı, uzun vadede ise dünya üstünde çok detaylı iklim çeşitlerinin oluşmasını sağlamaktadırlar.

TÜRKİYE'Yİ ETKİLEYEN HAVA KÜTLELERİ

Türkiye’nin bulunduğu sahada ve yakın etrafında belli hava kütleleri yer alır. Türkiye’nin hava ve iklim şartları üstünde temel olarak bu hava kütleleri rol oynarlar.

Türkiye’yi etkileyen hava kütleleri

Türkiye soğuk aylarda polar, sıcak aylarda ise tropikal hava kütlelerinin tesiri altındadır:

    Sibirya üstünden gelen cP hava kütlesi karasal karakterli soğuk ve kurudur. Kış aylarında sis ve ayaza namacıyla olur, birtakım durumlarda Karadeniz'i geçerken nem kazanarak orografik yağışlar yapabilir.
    Atlas Okyanusundan gelen mP hava kütlesi ise Avrupa ülkeleri ve Balkanları geçerek Ükemizi etkiler. Yerde dikkat çekici olmayan A.B. Sistemleri ile gelmedikleri amacıyla kararsızlık yağışları yapar. Yağış olarak Karadeniz kenarinde yağmur iç kesimlerde kar bırakabilir. Akdeniz Üzerinden geldiği vakit ise daha çok etkili olur ve her türlü yağışı bırakır.
    mT hava kütlesi sıcak ve nemli karakterli bulunduğu amacıyla batı mekanlarımizde lüzumtiğince çok yağış bırakır.
    cT hava kütlesi ise K. Afrika üstünden gelir karasal sıcak ve kurudur. Kuzey sistemlerle karşılaşırsa Akdeniz cephesini oluşturup yağış bırakabilir. Diğer taraftan Akdeniz'den geçerken yeterli ölçüde nem kazandığı takdirde tekrar yağış yapması söz konusudur. Zaman vakit gördüğümüz balçık yağışları da bu hava kütlesinin ülkemizi etkilemesinin bir neticesidur.

TÜRKİYE İKLİMİ

Türkiye ılıman kUşak ile subtropikal kUşak arasında yer alır. Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olması, dağların uzanışı ve yeryüzü şekillerinin detaylılik göstermesi, değişik özellikte iklim çeşitlerinin doğmasına yol açmıştır. Yurdumuzun kenar yerlerinde denizlerin tesiriyle daha ılıman iklim bilhassari görülür. Kuzey Anadolu Dağları ile Toros Sıradağları, deniz etkilerinin iç kesimlere girmesini engeller (Şekil 5.14.). Bu yüzden yurdumuzun iç kesimlerinde karasal iklim bilhassari görülür. Dünya ölçüsünde oluşturulan iklim tasniflerinde sarfedilen ölçütler temel alınarak, ülkemizde şu iklim çeşitleri ayırt edilebilir (Atalay, İ., 1997).

    Karasal İklim (a, b, c, d)
    Karadeniz İklimi
    Akdeniz İklimi
    Marmara (Geçiş) İklimi

1.Karasal İklim

Yaz ile kış arasında sıcaklık farkı çok, yağışlar genelde ilkbahar ve kış mevsiminde gerçekleşmekte, makalen kuraklık egemen olmaktadır. Bu iklim; İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu mekanları ile Trakya'nın iç evresinde hüküm sürmektedir. Yağış ve sıcaklık bilhassarine bağlı olarak karasal iklim dört alt tipe ayrılabilir.

1a. İç Anadolu Karasal İklimi

Yazları biraz sıcak, kışları soğuktur ve soğuğun şiddeti Orta Anadolu’nun doğu alanına doğru artmaktadır. Doğal bitki örtüsü, yaz kuraklığından ötürü alçak kısımlarda bozkırlardan, yüksek kesimlerde ise kuru ormanlardan meydana gelir. Soğuk ay olan Ocak ayı ortalama ısısı -0.7°C, sıcak ay olan Temmuz ayı ortalama ısısı 22°C, senelik ortalama sıcaklık 10.8°C dir. Ortalama senelik toplam yağış 413.8mm dir ve yağışların fazlası kış ve ilkbahar mevsimindedir. Yaz yağışlarının senelik toplam içersindeki payı %14.7 dir. Yıllık ortalama nispi nem %63.7 dir.

1b. Doğu Anadolu Karasal İklimi

Kış mevsimi lüzumtiğince soğuk ve uzun, makale serin geçer. Ancak düşük rakımlı sahalarda makalen sıcaklık yüksektir. Soğuk periyot vakitınce bu bölge kar altındadır ve don vakası sık görülür. Doğal bitki örtüsü, yüksek rakımlı yerlerde çayırlardan, düşük rakımlı yerlerde ise bozkırlardan ve bunların etrafındaki yüksek kesimlerde kuru ormanlardan meydana gelir. Soğuk ay olan Ocak ayı ortalama ısısı –4.2°C, sıcak ay olan Temmuz ayı ortalama ısısı 24.2°C, senelik ortalama sıcaklık 10.2°C dir. Ortalama senelik toplam yağış 579.4mm dir ve yağışların fazlası kış ve ilkbahar mevsimindedir. Yaz yağışlarının senelik toplam içersindeki payı %9.5 dir. Yıllık ortalama nispi nem %60.2 dir.

1c. Güneydoğu Anadolu Karasal İklimi

Yazları çok sıcak, kışları ise seyrek soğuk geçer. Doğal bitki örtüsü, düşük rakımlı düzlüklerde sıska bozkırlar ve kuraklığa sağlam çalılardan meydana gelir. Soğuk ay olan Ocak ayı ortalama ısısı 3.7°C, sıcak ay olan Temmuz ayı ortalama ısısı 29.8°C, senelik ortalama sıcaklık 16.4°C dır. Ortalama senelik toplam yağış 565.7mm dır ve yağışların fazlası kış ve ilkbahar mevsimindedir. Yaz yağışlarının senelik toplam içersindeki payı %2.6 dır. Yıllık ortalama nispi nem %53.6 dır. Bölgede nispi nem oranının düşük olması buharlaşma sayısını artırmakta ve yaz yağışları temelen az olan bölümde, yaz kuraklığı lüzumtiğince yoğun ve uzun sürmektedir.

1d. Trakya Karasal İklimi

Yazı sıcak ve kışı oran olarak soğuk geçer. Doğal bitki örtüsü kuru ormanlardan meydana gelir. Soğuk ay olan Ocak ayı ortalama ısısı 2.8°C, sıcak ay olan Temmuz ayı ortalama ısısı 23.9°C, senelik ortalama sıcaklık 13.2°C dır. Ortalama senelik toplam yağış 559.7mm dır ve yağışların fazlası kış, ilkbahar ve sonbahar mevsimindedir. Bölgede az da olsa makalen da yağış olur. Yaz yağışlarının senelik toplam içersindeki payı %17.6 dır. Yıllık ortalama nispi nem %69.6 dır

2. Karadeniz İklimi

Bu iklim tarzı Karadeniz Bölgesi'nin kenar ve dağların kuzeye bakan kesimleri ile Marmara Bölgesi'nin Karadeniz kenar kuşağında etkilidir. Yaz ile kış arasındaki sıcaklık farkı çok değildir. Yazlar oran olarak serin, kışlar ise kenar kesiminde ılık, yüksek kesimlerde karlı ve soğuk geçer. Her mevsimi yağışlı olup su sorunu görülmez. Doğal bitki örtüsünü, kenar alanında geniş yapraklı nemli ormanlar ve yüksek kesimlerde ise soğuk ve nemli şartlarda yetişen iğne yapraklı ormanlar oluşturur. Soğuk ay olan Ocak ayı ortalama ısısı 4.2°C, sıcak ay olan Temmuz ayı ortalama ısısı 22.1°C, senelik ortalama sıcaklık 13.0°C dır. Ortalama senelik toplam yağış 842.6mm dır. Yaz yağışlarının senelik toplam içersindeki payı %19.4 dır. Yıllık ortalama nispi nem %71 dır.

3. Akdeniz İklimi:

Bu iklim, Ege Bölgesi'nin büyük bir bölümü ile İç Anadolu'nun batı kesiminde ve Akdeniz Bölgesi'nde Torosların güneye bakan kesimlerinde etkilidir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Kıyı kuşağında kar yağışı ve don hadiseleri seyrek olarak görülür. Yüksek kesimlerde kışlar karlı ve soğuk geçer. Kıyı kuşağının natural bitkisini, sıcaklık ve ışık talebi yüksek ve kuraklığa sağlam olan kızıl çam ve bunların tahrip edildiği yerlerde her vakit yeşil olan makiler oluşturur. Yüksek yerlerde ise iğne yapraklı karaçam, sedir, ve köknar ormanları hakimdir. Soğuk ay olan Ocak ayı ortalama ısısı 6.4°C, sıcak ay olan Temmuz ayı ortalama ısısı 26.8°C, senelik ortalama sıcaklık 16.3°C seviyesindedır. Ortalama senelik toplam yağış 725.9mm dir ve yağışların fazlası kış mevsimindedir. Yaz yağışlarının senelik toplam içersindeki payı %5.7 dir. Bu yüzden bölümde yaz kuraklığı hakimdir. Yıllık ortalama nispi nem %63.2 dir.

4. Marmara İklimi:

Marmara Bölgesi'nin kuzey Ege'yi de amacıylae alacak şekilde güney kesiminde görülür. Kışları Akdeniz iklimi kadar ılık, yazları Karadeniz iklimi kadar yağışlı değildir. Karasal iklim kadar kışı soğuk, makale da kurak geçmemektedir. Bu bilhassarden ötürü Marmara iklimi, karasal Karadeniz ve Akdeniz iklimleri arasında bir geçiş özelliği göstermektedir. Buna bağlı olarak natural bitki örtüsünü alçak kesimlerde Akdeniz kökenli bitkiler, yüksek kesimlerde kuzeye bakan yamaçlarda Karadeniz bitki topluluğu özelliğindeki nemli ormanlar oluşturmaktadır. Soğuk ay olan Ocak ayı ortalama ısısı 4.9°C, sıcak ay olan Temmuz ayı ortalama ısısı 23.7°C, senelik ortalama sıcaklık 14.0°C dir. Ortalama senelik toplam yağış 595.2mm dir ve yağışların fazlası kış mevsimindedir. Yaz yağışlarının senelik toplam içersindeki payı %11.7 dir. Yıllık ortalama nispi nem %73'tür.

Türkiye uzun senelik sıcaklık dağılımı

Aylık sıcaklıkların alansal dağılımına baktığımızda en düşük ortalamaların Ardahan, Kars Erzurum Hakkari, Uludağ, Çerkeş, ve Kangal da 4-8°C, Orta Anadolu'da 8-12°C, Marmara, Karadeniz ve Akdeniz'in kuzeyinde 12-16°C Akdeniz ve Ege kenarlarında ise 16-20°C bulunduğunu görmekteyiz.

Yağış

Atmosferdeki yoğunlaşma neticesi meydana gelen su damlacıkları başlangıçta birkaç mikronla 100 mikron çapındadır. Bunların bir arada toplanmasından bulutlar meydana gelir. Ancak her buluttan yağış düşmemektedir. Yağışın düşebilmesi amacıyla damlacıkların birleşip 0.5 mm çapına ulaşması lüzumir. Yağışın meydana gelmesinde temel rolü oynayan yoğunlaşma işleminde havanın soğuması mühim bir etkendir. Bu yüzden yağış çeşitlerini soğuma şekillerine göre incelemek mümkündür.

    Konvektif yağışlar: Yerdeki sıcak hava kütlesinin konvektif artmasıyle meydana gelen genelde sağanak şeklindeki yağışlardır.
    Orografik Yağışlar: Hava kütlelerinin bir engebeye çarparak artması ve soğuyarak yoğunlaşması neticesi meydana gelen yağışlardır.
    Cephesel Yağışlar: Hava kütleleri arasındaki cephelere bağlı meydana gelen yağışlardır. Yeryüzündeki yağışların büyük alanı bu şekildedir.

Türkiye mevsimlik yağış dağılımı

Mevsimlik yağışların alansal dağılımına baktığımızda Akdeniz Bölgesinin yağışlarının çoksını Kış aylarında aldığını görüyoruz. Akdeniz'de bu yağışı bırakan sistemler dağların tesiriyle iç bölgelerde daha az yağış bırakmaktadır.

Karadeniz Bölgesinin ise her mevsim yağışlı bulunduğunu görmekteyiz.Yaz aylarında ise kuzey mekanlarımiz daha çok yağış almaktadır. M.Polar hava kütleleri Karadeniz üstünde nem kazanıp Rize ve Hopa etrafında yükselişe geçerek orografik yağışlar bırakır. Bu dehemmiyetde güney mekanlarımizde yağışların lüzumtiğince azaldığını söyleyebiliriz. Kuzeyli ve güneyli akımlarda iç bölgeler az yağış alır. İç bölgeler ama batılı akımlarda yağış alır.

Türkiye uzun senelik ortalam senelik toplam yağış dağılımı

Türkiye yağış yönünden çok detaylılik göstermektedir. Genelde kenar kesimlerimiz 1000 mm nin üstünde yağış alırken Rize 2300; Orta Anadolu ise yalnızca 300 mm seviyesinde yağış almaktadır. Bu da ısısın ve buharlaşmanın arttığı yaz aylarında kuraklığa sebep olmaktadır.

Şiddetli Yağışlar

Bir yağısın kuvvetli saseneabilmesi amacıyla; formulüne göre belirleme edilen değere esit ya da yüksek olması lüzumir. Türkiye'de Standart vakitlerde bugüne kadar gerçekleşen maksimum yağışlar ele alındığında kısa vakitlerde en kuvvetli yağışların Hopa'da , saatlik ve günlük yağışlarda ise Antalya ve Marmaris'te bulunduğunu görmekteyiz.


Şiddetli yağışlar neticesi meydana gelen seller yüzey akışına geride bıraktığımız yağışın tahliye edilememesi, alt yapının yeterli olmaması neticesi meydana çıkan afetlerdir. Hem de ağaçların mehfez ve köprüleri tıkaması neticesi su tahliye olamamakta ve yerleşim alanlarını su basmaktadır.

Nispi Nem

Nispi nem sahip olunan basınç ve sıcaklıkta, havadaki su buharı sayısının, aynı basınç ve sıcaklıktaki havanın alabileceği maksimum su buharı miktarına seviyesine adı verilir ve % olarak ifade edilir. Diğer bir söyleyişle nispi nem havanın doyma açığını gösterir. Nispi nem mutlak nem sayısını vermez.

Nispi nem dağılımı

Buharlaşma
Buharlaşma dağılımı

Buradaki değerlendirmeler açık yüzey buharlaşma verilerinden yapılmıştır. Kış aylarında donma namacıylaiyle buharlaşma havuzları servisten kaldırılmaktadır. Türkiye'nin Nisan-Kasım uzun senelik buharlaşma miktarlarının alansal dağılımı, G.D.Anadolu'da buharlaşmanın çok bulunduğunu göstermektedir. Nispi nem ile buharlaşma arasında ters bir orantı vardır.

Bulut Kapalılığı

Bulut kapalılığı

Türkiye'de Bulut kapalılığı kuzeyde çok güneyde azdır. Doğu Karadeniz'de kapalılığın yüksek olması ile yağışlar arasında doğru bir orantı vardır.

Güneşlenme

Güneşlenme dağılımı

Güneşlenme vakitı ve şiddeti enleme dayalı parametrelerdir. Bulut kapalılığı ile ters orantılıdır. Güneyde güneşlenme vakit ve şiddeti daha çokdır.

Rüzgar

Havanın tüm gazlar gibi genleşme ve akma kabiliyeti vardır. Yatay yönde yer değiştiren bir hava kütlesinin hareketine yel adı verilir. Yeryüzü detaylı amaçlarle değişik ısınır. Böylece ısınan hava kütlesi genleşerek yükselir. Komşu bölümdeki soğuk hava bu bölgeye doğru akmaya başlar. Ve yel meydana gelir.

Rüzgarın hangi yönden, ne kadar vakit ile ve ne kadar sık sık estiğinin bilinmesi lüzumir.

Rüzgar dağılımı

Alansal dağılımda en çok ortalama süratin Çanakkale'de bulunduğunu görüyoruz. Bozkurt, Gelibolu, Ankara, Kırşehir, İskenderun'da 38m/sec lik maksimum süratlara rastlanmıştır. Bu sürat saatte 136 km' ye karşılık gelmektedir.

Maksimum yel dağılımı

Rüzgar verileri yel enerjisi çalışmalarında çok lüzumludir. Rüzgar santrallerinin kurulabilmesi amacıyla lüzumlu yellı alanların belirleme edilmesi çok mühimdir. Coğrafi etkenler yelın süratini mühim ölçüde etkilemektedir. Bu hususta özel incelemelere lüzum vardır.

Basınç

Atmosferdeki gazların ilişki ettikleri yüzeylere uyguladığı kuvvete hava basıncı denmektedir. Hava ısısına bağlı olarak yoğunluktaki artma ve azalmalar sebebiyle basınçta değişiklıklar görülür. Bunun yanı sıra hava basıncı, mevsimler, yükseklik, yerçekimi, cephe ve basınç sistemlerine bağlı olarak değişmektedir.

Basınç dağılımı

Türkiye de basıncın yükseltiye dayalı olarak 776-1026 mb arasında değiştiğini söyleyebiliriz. Meteorolojik çalışmalarda yükselti etkeninü elemine etmek amacıyla istasyon basıncı hesaplamayla deniz standardına indirilmektedir.

Bunu Paylaşabilirsiniz.

Deprem Anında Zemin Sıvılaşması

Coğrafya TR 09 Haziran 2020

Mühendislik Hatalı Baraj Vajont Barajı

Coğrafya TR 19 Mayıs 2020

11.Sınıf Coğrafya Konuları

Coğrafya TR 18 Haziran 2020

Süper Hücre Nedir? Nasıl Oluşur?

Coğrafya TR 23 Haziran 2020

10.Sınıf Coğrafya Konuları

Coğrafya TR 19 Haziran 2020