Türkiye'de Doğal Afetler

Coğrafya TR 22 Eylül 2019

Doğal afetler, can ve mal kayıplarına namacıyla olan tabiat olaylardır. Bu tür tabiat hadiseleri, yeryüzünde her vakit olmuştur. Fakat natural afetler, insanın natural dengeyi bozması oranında artarak devam etmektedir. Depremler, sel ve taşkınlar, heyelanlar, çığ, kuraklık ve başkaları insan yaşamını olumsuz etkilemektedir. Geçmişte depremlerin yok ettiği uygarlıklar bile vardır.

Türkiye arazi yapısı, yer şekilleri ve meteorolojik koşullarının olumsuzluğu olması nedeniyle sık sık büyük natural afetlerle karşı karşıyadır. Doğal afetler ülkemizin ekonomik ve sosyal bünyesinde mühim yaralar açmaktadır.
Hızlı nüfus artışı ve yerleşme yerlerindeki düzensiz ilerlemeler natural afet zararlarını artırmaktadır.

Deprem
Yer kabuğu amacıyladeki kırılmalar namacıylaiyle ani olarak meydana çıkan titreşimlerin geçtikleri ortamları ve yer yüzeyini sarsması vakasına " DEPREM " denir.
Depremlerin yeryüzündeki hasar derecesi yalnızca depremin şiddetine bağlı değildir. Hem de yerin yapısı, depremin merkezinin kent merkezine olan mesafesi ve binalarda sarfedilen yapı malzemesi de etkilidir.
Depremler büyük ölçüde can ve mal kayıbına yol açar.
Yurdumuz yeryüzünün aktif deprem deprem kUşaklarından biri olan Alp-Himalaya kıvrım düzeneğinin Akdeniz deprem kuşağında yer almaktadır. Türkiye’de deprem bölgelerinin dağılışı ile fay (Kırık) hatlarının dağılışı arasında paralellik vardır.  Bu fay hatlarının oluşmasında Anadolu Yarımadasının AvrAsya, Arap ve Afrika levhaları arasında bulunması mühim bir faktördir. Ülkemizdeki ana fay hatlarının oluşmasında bilhassa Arap levhasının Anadolu Yarımadasını sıkıştırması etkili olmuştur.
Türkiye'de Deprem bölgeleri :
Kuzey Anadolu Deprem Kuşağı: Saros Körfezinden başlar, Marmara denizinden atlattıktan sonra Kuzey Anadolu Dağlarının güneyini takip ederek Van Gölünün kuzeyine doğru uzanır.
Batı Anadolu Deprem Kuşağı: Güney Marmara’dan başlar Ege Bölgesindeki çöküntü ovalarını takip eder.
Güney Anadolu Deprem Kuşağı: Hatay’dan başlar, Güney Anadolu Toroslarını takip ederek Van gölünün güneyine doğru devam eder.

Kütle Hareketleri
Türkiye’de natural afetlerin aşağı yukarı % 20’sini kütle hareketleri oluşturur. Kütle hareketi, detaylı namacıylalerden ötürü geniş ya da dar bir arazi parçasının yer değiştirmesi vakasıdır.  Kütle hareketlerinin en mühimleri heyelan ve kaya düşmesidir.
Kütle Hareketlerinde Etkili Olan Faktörler
Eğimin çok olması: Eğimlerin çok bulunduğu sahalarda heyelan riski artmaktadır
Su ile doygunluk: Heyelanlar yağışlı ya da zeminin ıslak bulunduğu mevsimlerde meydana gelirler.
Kaya Yapısı: Geçirimliliği az olan killi ve tüflü depoların süregelen bulunduğu sahalarda heyelan çok çok görülür. Buna karşılık kalker ve bazalt gibi kayalarda heyelan nadir görülmektedir.  Bitki örtüsünün tahrip edilmesi,
Tabakalar eğime paralel ise heyelan daha çok görülür. Yol yapım çalışmaları ile yamaç denge profilinin bozulması.
Yurdumuzda heyelanlar en çok Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu ile Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu Fay kuşaklarında görülmektedir. En çok gördüğünüz devre ilkbahardır. Sebebi, kar erimeleri ile toprağın suya doygun duruma gelmesidir. En çok kaya düşmesi vakasına ise Nevşehir, Kayseri ve Erzincan dolaylarında rastlanmaktadır.

Sel ve Taşkın
Ülkemizde depremlerden sonra en büyük ekonomik kayıplara neden olan natural afetler sel ve taşkınlardır. Bu hadiselerin oluşumunu ve şiddetini etkileyen en mühim faktör yağıştır.
Sel ve Taşkın Olaylarının Nedenleri
Kısa sürede çok çok miktarda yağan sağanak karakterli yağışlar, karların süratle erimesi, toprak bilhassarinin yağış ile gelen suyun zemine sızmasını azaltan yapıda olması, yüzey şekillerinin ve bilhassa eğim şartlarının sel ve taşkın amacıyla ideal olması, akarsu yataklarının su akışını engelleyecek şekilde kullanılması, sel ve taşkın riski olan yerlerin yerleşime açılması, orman ve meraların tahrip edilmesi, akarsu havzalarına kurulan endüstri tesisleri ile arazinin yapısının değiştirilmektedir. Yerleşim birimlerindeki kuru dere yataklarının doldurularak yol haluna getirilmesi, akarsu yataklarına çöp- moloz dökülmesi ile akarsu yataklarının daraltılması sel ve taşkın felaketlerinde öne çıkan nedenlerdendir. Ülkemizde sel ve taşkın vakası en çok Karadeniz Bölgesinde görülür. Bu hal üstünde her mevsim bol yağışın olması ve arazinin engebeli olması etkilidir.

Türkiye'de Çığ Sorunu
Çığ, genelde bitki örtüsü olmayan engebeli, dağlık arazilerde, vadi yamaçlarında tabakalar halunda birikmiş olan kar kütlesinin iç ya da dış kuvvetlerin tesiri ile yamaç eğim tarafında gösterdiği akma hareketidir.
Türkiye'de Çığ Olaylarının Meydana Gelmesinde Etkili Faktörler
Kar örtüsü üstüne yağmurun yağması, sahip olunan kar örtüsü üstüne bir defada 20-25 cm' den çok kar yağması, kuvvetli tarzı ardından 36 saatten uzun süren ılık bir havanın esmesi, yamaç eğiminin çok olması, En riskli eğim değerleri 28 - 45 dereceler arasıdır. Bitki örtüsünün zayıf olması, deprem ve beşeri namacıylalere bağlı titreşimler (kayakçı, silah, vasıta gürültüsü gibi) çığa namacıyla olmaktadır. Türkiye’de çığ vakası Doğu ve G.Doğu Anadolu Bölgeleri ile Karadeniz Bölgesinin iç kesimlerinde çokdır. Bu bölgelerdeki mezra tarzı yerleşim birimlerinin fazlası çığ tehdidi altındadır. Ülkemizde derhal her sene görülen çığ hadiseleri can ve mal kayıplarına, yolların kapanmasına, natural ekosistemlerin zarar görmesine, enerji ve etkileşim hatlarının kopmasına yol açmaktadır.

Orman Yangınları
Ülkemiz ormanlarının büyük bir bölümü bulunduğu coğrafya ve sahip bulunduğu iklim bilhassari nedeni ile yoğun bir yangın tehdidi altında bulunmaktadır.  Akdeniz ve Ege Sahillerinden İstanbula kadar uzanan kenar bandı orman yangınları bakımından en riskli bölgedir. Ülkemizdeki orman yangınlarının % 90’ ı bu bölümde meydana gelmektedir.  Orman yangınlarının meydana gelmesinde, şiddeti ve vakitı üstünde meteorolojik koşullar mühim bir rol oynamaktadır. Ormanlarımızın % 60 ‘ı yangın riski altındadır. Ülkemizde orman yangınları sıcaklığın yüksek buna karşılık nemin düşük bulunduğu yaz mevsiminde artış göstermektedir.  Yangınların % 80’i Haziran - Ekim devreinde çıkmaktadır. Ülkemizde orman yangınlarının çok çıktığı Akdeniz ve Ege Bölgelerinde yangın sezonunda tam bir kuraklık tesiri sürmekte ve orman yangınları amacıyla büyük bir risk meydana çıkmaktadır. Türkiye'de yangınların, yüzde 96'sı insan eliyle çıkmakta, yüzde 4'ü ise natural namacıylalerden (senedırım) kaynaklanmaktadırter olmalı. Bunun amacıyla su olanağı olmayan yerlerde havuzlar oluşturulmalı.

Bunu Paylaşabilirsiniz.

Zemin Sıvılaşması Deprem

Coğrafya TR 09 Haziran 2020

Mühendislik Hatalı Baraj Vajont Barajı

Coğrafya TR 19 Mayıs 2020

Süper Hücre Nedir? Nasıl Oluşur?

Coğrafya TR 23 Haziran 2020

Solüsyon Madenciliği Tuz Üretimi

Coğrafya TR 04 Haziran 2020

Havayı Kontrol Etme İsteği Bulut Tohumlama

Coğrafya TR 01 Haziran 2020