İbn Haldun'a Göre İklimin İnsan Üzerindeki Etkileri Nelerdir?

Coğrafya TR 24 Ağustos 2019

        Ünlü ilim adamı İslamcı Bilim adamı İbn Haldun Mukaddime isimli eserinin dördüncü alanında hava ve iklim şartlarının insan ahlakı, huyu, seciyesi, mizacı, ruh yapısı ve buna bağlı olarak da hal ve hareketleri üstündeki etkilerini açıklamıştır. İbn Haldun bu araştırmasında o vakit da dünya üstünde yaşam sürdüren değişik kavimlerin ahlaki değerlerinden misaller vermiştir. İbn Haldun'a göre aynı hayvan dünyasında bulunduğu gibi insanlar da bulunduğu iklimin ya da hava şartlarından etkilenir. İklimin sıcak ve soğuk olması hem de insanları yediği besinler dahi insanın ruhi ve gövdesel olarak etki eder. Yani kısaca İbn Haldun'a göre insan toplulukların yaşadığı etraf ve şartlara göre biçim alır. İbn Haldun'a göre insan doğası üstünde yalnızca iklim değil ilaveten toprak çeşidi de etki eder. Fiziki etrafa göre insanların birtakım kabiliyetleri gelişir ya da zayıflar. Örneğin, kırsal alanlarda yaşam sürdürenların zekaları daha keskin, vücut tenleri daha canlı ve dinçtir.

İbn Haldun havanın (ve iklimin) insan ahlakı üstündeki etkiini anlatırken Sudan halkını numune verir. Sudan halkını tanımlarken sıcak iklimin onları gevşettiğini ve beğenilerine çok düşkün olduklarını yazar:

"Hafifliğin, aceleciliğin, beğeni ve keyfe çok düşkün olmanın umumiyetle Sudanlıların (ve zencilerin, karakterlerinden ve) huylarından bulunduğunu görmüşüzdür. Bunların her nağmeye ve çalgıya göre raks etmeye (dans etmeye) düşkün oldukları ve her yerde ahmak olmakla nitelendirildikleri görülmektedir... Hararet, sıcak iklimde yaşam sürdüren Sudanlıların/zencilerin yapılarına ve oluşumlarının özüne işlemiştir. Nefislerindeki hararet de gövde ve iklimlerindeki hararet oranındadır."

İbn Haldun Sudan'la aynı nem seviyesine sahip deniz sahillerinde yaşam sürdüren halkın da, az çok Sudanlılara benzediğini belirtir.  Bu bağlam deniz sahillerinde yaşam sürdüren insanların hararetten aldıkları hafiflik, ferahlık, soğuk dağlarda ve yaylalarda yaşam sürdüren insanlardan daha çokdır.

Hatta İbn Haldun hava şartları ve iklimin insan üstündeki etkii daha ileri götürür ve iklimin, insanların maişetleri üstünde dahi etki ettiğini iddia eder. Mısır ve Fas halkını numune verir. O'na göre Mısır halkı sıcak enlemde hayat sürdürdükleri amacıyla işlerinde ferahlık, hafiflik ve işlerin akıbetlerinden gafil olmaktadırlar. Hatta o dönemdeki Mısır halkı değil bir yıl, bir ay yetecek kadar bile besin biriktirmezler. Özellikle yedikleri besin maddelerini günübirlik pazardan temin etmektedirler. Mısır insanının tam aksine Mağrip ülkelerinden olan Fas ile ilgili şu şekilde der:

"Fas havası soğuk olan yaylalarda yer aldığı amacıyla bakınız halkı, hüzünlü denecek kadar kafasını eğmiş, endişeli bir durumda aşırı derecede işlerin akıbetlerini nasıl haddinden çok düşünmektedirler! Hatta bir Faslı, iki yıllık buğday ve hububat biriktirmekte, ambarlamak da, tekrar de depoladıkları besindan az bir şey eksilmesin diye günlük yiyeceğini satın alabilmek amacıyla erkenden piyasaya çıkmaktadır."

Sonuç olarak, İbn Haldun’a göre insanoğlu fıtraten doğa şartlarıyla alakadardır. İnsan yediği ve yaşadığı etrafa göre biçim alır.  Bu amaçla insanın değişik iklimlerde ve bölgelerde yaşaması değişik mizaç ve ruhi değerlere sahip olmasına sebep olur.Coğrafya kaderdir der İbn Haldun.

Bunu Paylaşabilirsiniz.

Deprem Anında Zemin Sıvılaşması

Coğrafya TR 09 Haziran 2020

Mühendislik Hatalı Baraj Vajont Barajı

Coğrafya TR 19 Mayıs 2020

11.Sınıf Coğrafya Konuları

Coğrafya TR 18 Haziran 2020

Süper Hücre Nedir? Nasıl Oluşur?

Coğrafya TR 23 Haziran 2020

10.Sınıf Coğrafya Konuları

Coğrafya TR 19 Haziran 2020