Yerin Yapısı Levha Tektoniği

Coğrafya TR 20 Şubat 2017

Alman bilim insanı Alfred Wegener (Alflred Vegenlr), 1912senesinde, tüm kıtaların Yer`in iç evresinde yer alan ve yer kabuğundan yoğun olan bir madde üstünde yüzdüğünü, bu amaçla de kıtaların 250 milyon sene evvelce tek parça durumunda dev bir kıta bulunduğunu öne sürdü. Ona göre bu dev kıta daha sonra ufak kıtalara bölünmüş ve şunlar da vakitle birbirlerinden ayrılmışlardı.
Levha: Dünya yüzeyini ortaya getiren iril ufaklı yerkabuğu parçalarına levha denir. Levhalar dev bir yapbozun parçalarıdır
Bulunan fosiller incelendiğinde, fosillerin bulunduğu bölgeler birbirinin devamı şekilinde görülüyordu. Aynı canlıların fosillerine birbirlerinden kilometrelerce uzaklıktaki kıtalarda rastlanıyordu.

Levha Tektoniği


Dünya`nın Yapısı

• İç çekirdek: çok yüksek basınç ve sıcaklık tesirsiyle kristal durumda tespit edilen 1.370 km kalınlıkta
• Dış çekirdek: Demir, nikel gibi ağır metallerin erimiş durumda bulunduğu, 2.000 km kalınlıktaki dış çekirdek
• Manto: Magma adı verilen sinirli kesintisiz maddeden meydana gelen 2,900 km kalınlıktaki tabaka
• Yer kabuğu: 6–35 km kalınlıktaki Dünyanın kabuğu

Peki, günümüzdeki kıta parçaları geçmişte tek bir kıta ise nasıl oldu da parçalara ayrılarak birbirinden uzaklaştı? Onları hareket ettiren tesir neydi?

Wegener`e göre bu bozukluğun cevabı; kıtaların okyanuslar üstünde kaymasıydı. Fakat fazlası bilim adamı bu fikiri kabul etmedi. Sonraki senelerde Herry Hommond Hess bilimsel incelemeler neticesinde kıtalarla beraber okyanusların da hareket ettiğini ileri sürdü. Çünkü okyanus tabanı, tam ortada, sırt adı verilen noktada ayrılmaktaydı. Onun okyanus tabanı yaseneması olarak adlandırılan bu kuramı kıtaların hareketini açıklamaktaydı. Çünkü bilim insanları bu tarafta gerçekleştirdikleri incelemeler sonucunda kıtaların ayrılmasına, ateş küredeki hareketliliğin namacıyla bulunduğunu keşfetmişlerdir. Buna göre Dünya`mızın katmanlarından biri olan ateş kürede, magma olarak adlandırılan sıcak ve akışkan bir madde bulunmaktadır. Ateş küredeki hareketliliğe de bu magma namacıyla olmaktadır.

Bu hareketlilik namacıylaiyle bir tüm durumunda tespit edilen kıtalar parçalanmış ve şimdiki duruma gelmiştir. Gelecekte de kıtaların birbirinden uzaklaşması beklenmektedir. Bilim insanları, belli bir vakit sonra kıtaların levha hareketleri neticesinde birleşerek ileride tek bir kıta durumuna geleceğini öne sürmektedirler. Geçmiş vakitlerde da defalarca dev kıtalar oluşmuş ve konveksiyon hareketinin tesirsiyle bu kıtalar da yine ayrılmıştır. Başka bir deyişle, kıtalar milyonlarca sene vakitbilen uzun surelerde birleşmekte ve sonra yine parçalanmaktadır.
(Pangea: Günümüzden 250 milyon sene kadar evvelce kıtaların tek ve çok büyükte bir parça durumunda bulunduğunu ifade eden bilim adamları bu kıtaya Pangea ismini vermiştir.)

Yerkabuğu üstünde 7 ana, çok sayıda da ufak levha vardır. Bu levhalar bir senede 1-15 cm arasında hızlarla hareket etmektedirler. Eğer levha bir kıta altında bulunuyorsa kıtasal levha, okyanus altında bulunuyorsa okyanusal levha, hem kıta hem okyanus altında bulunuyorsa okyanusal-kıtasal levha ismini alır.

Levhalar üç farklı şekilde hareket edebilir
Levha hareketleri

Not: Levha hareketleri sıksık olarak devam etmektedir. Bu hareketler neticesinde levha sınırlarında kısa vakit dilimlerinde ani ve kuvvetli uzun vakit dilimlerinde ise yavaş ve sıksık şekil farkılıkları ortaya gelmektedir. Bu değişiklıklar levhaların boyutuna ve şekiline bağlı olarak yeni kıta, okyanus, dağ, yanardağ vb. oluşumların ortaya gelmesini sağlayabilir.

A. Levhaların Yaklaşma Hareketi

• Birbirine yaklaşan levhalar bir vakit sonra birbiriyle çarpışabilir. İki levhanın çarpışmasına göre meydana gelen yeryüzü şekili de değişiklık gösterir. Levhaların birbirine yaklaşması ve çarpışması üç değişik şekilde olabilir.

• 1. Okyanusal ve Kıtasal Levha Yaklaşmalarında: Okyanusal ve kıtsal levhaların yoğunlukları birbirinden değişikdır.(okyanusal levhanın yoğunluğu daha çokdır) Bu tür iki levha karşılaştığında yoğunluğu daha çok olan okyanusal levha, kıtasal levhanın altına doğru dalar ve erimeye başlar. Okyanusal levhaların battığı bölümde yüzeyde bir hendek(çukur) oluşur. Bu vakanın ortaya geldiği bölgeye dalma-batma bölgesi denir. Ateş küre içersinde daha derinlere inmeye başlayan okyanusal levha erimeye başlar ve magmaya karışır. Magmada zayıf noktalardan yeryüzüne doğru yükselerek yanardağ kümelerinin oluşumuna namacıyla olur.
• Örnek: Güney Amerika Levhasını altına giren Nazca Levhası`nı yol açtığı And Dağları buna örnektir.

2. Okyanusal-Okyanusal Levha Karşılaşması: Bu levhalar karşılaştığında ikisi de birbirinin altına dalmaya çalışır. Yoğunluğu çok olan levha alta dalmayı başarır. Bu dalma namacıylaiyle yüzeyde derin hendekler oluşur. Alta dalan levha bu bölümde erir ve magmaya karışır. Daha sonra zayıf bulduğu bir noktadan yeryüzüne çıkmaya çalışır ve volkan adaları oluşur. Filipinlerdeki pek çok ada bu şekilde oluşmuştur.

3. Kıtasal-Kıtasal Levha Karşılaşması: Kıtasal levhaların yoğunlukları az bulunduğu amacıyla karşı karşıya geldiklerinde genelde batmazlar. Bu levhalar yaklaşarak çarpıştıklarında yerkabuğu çok büyük kıvrımlar oluşturacak şekilde kenarlara itilir ve milyonlarca sene içersinde gerçekleşen bu hadiseler neticesinde kıvrımlı sıradağlar oluşur. Fakat bu oluşum her vakit dağ oluşmasıyla sonuçlanmaz. Levhalar çok güçlüyse dağ oluşumu gerçekleşmez ve yerkabuğu eğilebilir, yatık bir hal alabilir ya da kırılabilir. Örnek: Himalaya dağlarının oluşumu bu şekilde gerçekleşmiştir. Ege bölgesindeki Boz dağlar


B. Levhaların Uzaklaşma Hareketi

Birbirinden uzaklaşan levhalar arasında yarıklar oluşur. Magma bu yarıklardan dışarı çıkar ve soğur. Böylece levhalar
birbirinden uzaklaşamaya devam eder. Milyonlarca sene devam eden bu hareketlilik yeni okyanusların ortaya gelmesine ya da sahip olunan okyanusların şekil değiştirmesine namacıyla olur. Ateş kürede ortaya gelen konveksiyon hareketi vakit vakit da levhaların birbirinden ayrılmasına namacıyla olur. Birbirinden uzaklaşan levhalar sınırda magmanın fazlası levhanın kenarlarında katılaşıp kalırken bir alanı da çatlaklardan yüzeye çıkarak yasenema sırtları olarak adlandırılan volkanik sıradağları oluşturur. Sürekli olarak şekil değiştiren okyanus tabanları vakit vakit yok olsa da şunların yerine yenileri oluşur.

C. Levhaların Yanal Hareketi

Levhalar aynı yönde veya zıt yönde kayarak ilerleyebilir. Bu hareket yanal hareket olarak adlandırılır. Diğer levha
hareketlerinde gözlenen bir kısım levhanın magma içinde erimesi veya taşkürede artma-azalma gibi olaylar yanal hareket sonrasında gözlenmez. Ancak iki levhanın kısa süreli yanal hareketleri yeryüzünde büyük yıkımlara neden olabilir. Yanal hareket sırasında bir levha diğerine dayandığında arada kalan kayalar sıkışarak yerlerinden oynar veya kırılır. Çünkü levhalar arasındaki sürtünme çok büyüktür. Bu kırılma ve kopmalar sırasında açığa çıkan enerji dalgalar halinde yayılarak yeryüzünde sarsılmaya neden olur. Bu olaya deprem denir.

Depremler farklı şekilde olabilir. Ancak büyük bölümü fay hattı üzerinde gerçekleşir.
Fay hattı: Yer kabuğunda oluşan arazi kırığıdır. Bu kırığın başlama ve bitme noktası arasındaki mesafeye fay hattı denir.
Odak noktası: Deprem enerjisinin açığa çıktığı noktadır.
Merkez üssü: Odak noktası üzerinde, deprem dalgalarının yeryüzüne en kısa yoldan ulaştığı yerdir. Bu bölge odak noktasına çok yakın olduğu için deprem hasarları diğer yerlere göre daha fazladır. Deprem odak noktasından dalgalar halinde etrafa yayılır. Odak noktasından uzaklaştıkça deprem dalgaları enerjilerini kaybederler. Bu nedenle deprem merkez üssünden uzak bölgelerde yıkıcı etkisini daha az gösterir.
Öncü deprem: Ana depremden önce meydana gelen küçük sarsıntılara öncü deprem denir.
Artçı deprem: Ana depremden sonra kayaçların yerlerine oturması sürecinde meydana gelen ana depremin büyüklüğünü geçmeyen sarsıntılardır.
Deprem büyüklüğü: depremin merkezinde açığa çıkan enerjinin miktarı depremin büyüklüğüdür. Deprem büyüklüğü sismograf adı verilen aletler ile ölçülebilmektedir. Deprem büyüklüğü arttıkça açığa çıkan dalgalar daha uzağa gidebilir.
Deprem şiddeti: Deprem bölgesindeki hasara göre belirlenen göreceli bir değerdir. Depremin binalara, insanlara verdiği zarardır.
Deprem bölgesi: depremlere sebep olan levha hareketleri, volkanik püskürmeler gibi olayların yerkabuğu üzerinde nerelerde olduğu bilinmektedir. Bu olayların gerçekleştiği ve fayların çok olduğu bölgelere denir

Büyüklük

Şiddet

Etki

0 – 1,9

I

Sadece aletler kaydeder

2 – 2,9

II

Çok hassas olanlar hisseder. Asılı objeler sallanır

3 – 3,9

III

Bazı insanlar hisseder. Ağır bir kamyon geçiyor gibi titreme olur

4 – 4,9

IV–V

Pek çok insan hisseder. Tabaklar, pencereler şangırdar. Kırılabilir

5 – 5,9

VI

Herkes hisseder. Bacalar devrilir

6 – 6,9

VII–IX

Binalar hasar görür, yerde çatlaklar oluşur

7 – 7,9

X–XI

Yerkabuğunda büyük kırıklar oluşur, bina ve köprülerde ağır hasarlar oluşur, demir yollarında bükülmeler olur

8 – 8,6

XII

Her şey hasar görür, yerkabuğunu şekli değişir

 

Depremlerin oluşum nedenleri:
• Yeraltındaki magmanın yeryüzüne çıkışı sırasında meydana gelen patlamalar depremlerin oluşmasına sebep olabilir. Bu tür depremlere volkanik depremler denir.
• Yeraltındaki mağaralarda, kömür ocaklarında tavanların çökmesi ile meydana gelen depremlere çöküntü depremleri denir.
• Levhaların hareketleri ile oluşan depremlere tektonik depremler denir.

Sismoloji: Depremlerin oluşumunu, ölçü aletlerine göre ölçüp değerlendirilmesini yapılmasını ve depremle ilgili diğer her türlü konuyu inceleyen bilim dalına sismoloji (deprembilim) denir.
Sismolog: Bu bilim ile uğraşan insanlara sismolog (deprembilimci) denir
Depremler önceden tahmin edilebilir mi?: Öncü depremlerin oluşması, kuyu suyu seviyesindeki değişmeler, bazı hayvanların davranışlarındaki değişiklikler gibi işaretler olsa da depremlerin ne zaman ve nerede olacağı henüz belirlenememektedir. Depremlerin önceden tahmin edilebilmesi için levha sınırlarının ve levha hareketlerini doğru yorumlayabilmek gerekir. Bilim insanları depremleri önceden belirleyebilmek için araştırmalar – çalışmalar yapmaktadır.
 

Deprem Öncesinde Alınabilecek Önlemler

 

Deprem Sırasında Yapılması Gerekenler

 

Deprem Sonrasında Yapılması Gerekenler

 

 

1. Deprem çantası hazırlama

2. Aile fertlerinin deprem sonrası buluşacakları mekânı belirlemeleri

3. Evin temellerini, çatıdaki kiremitleri kontrol edip, güçlendirme

4. Mobilyaların deprem sırasında devrilmemesi için metal parçalarla duvara sabitlenmeli

 

 

1.       Soğukkanlı olunmalı ve güvenli bir yer bulunarak saklanılmalıdır. Sıra veya masa altı uygun bir yerdir. Saklanırken başınızı bir yastıkla korumanız büyük tehlikeleri önleyebilir

2.       Binada iseniz sarsıntı bittikten sonra en kısa sürede binayı terk ediniz

3.       Asansör kesinlikle kullanmayınız

4.       Eğer dışarıda iseniz binalardan, köprülerden, tünellerden, direklerden uzakta açık bir alan gidiniz.

5.       Deprem hissedildiği anda açık bulunan ısı kaynakları hemen kapatılmalıdır

6.       Eğer yangın çıkmışsa soğukkanlı olunarak yangın söndürülmeli

1.    Çok az eşya ve kimlik kartıyla aileniz ile buluşmanız gereken yere gitmelisiniz

2.    Evden çıkarken gaz vanaları ile elektrik sigortaları kapatılarak yangına karşı önlem alınmalı. Suyun sızma ihtimaline karşı su vanaları kapatılmalı

3.    Yetkililer duyuru yapıyorsa dikkatli bir şekilde duyurular dinlenmeli

4.    Artçı depremlere karşı hazırlıklı olunmalı

 

TSUNAMİ: okyanus y da denizlerin tabanında oluşan deprem, volkan patlaması, bunlara bağlı taban çökmesi, zemin kayması gibi olaylar sonucunda denize geçen enerji nedeniyle oluşan uzun süreli dev dalgalarına tsunami denir. Tsunami dalgaları saatte 950 km`ye varabilen çok yüksek süratlerle ilerler.

Volkanlar (Yanardağlar)
• Ateş küredeki magma yeryüzüne, yerkabuğundaki zayıf bölgelerden ve çatlaklardan sızarak çıkar.
• Pek çok yanardağın altında magmanın biriktiği bir magma odası vardır. Magma odası ile dağ yüzeyi arasında bulunan
geniş çatlağa baca denir.(baca: magmanın yeryüzüne çıkmak için takip ettiği yoldur.)

Volkan Patlaması

• Bacanın dağ yüzeyine açıldığı yere ağız ya da daha çok sarfedilen şekliyle krater denir. Kraterden çıkarak dağ yüzeyi süresince akan magma yüzeye çıktıktan sonra lav ismini alır. Aktif durumda tespit edilen bir yanardağdan lav çıkışıyla beraber gaz, toz, kül püskürmesi de gerçekleşebilir. Büyük bir bulut ortaya getiren bu püskürme çok uzak mesafelere kadar etkisini gösterebilir.
Volkanik Kayalar: Yanardağın yamaçlarında lavdan meydana gelen bir ırmak gibi akan lav akıntısının vakitle soğuyup katılaşmasıyla volkanik kayalar oluşur.
Lahar (balçık akıntısı): Patlamanın şiddetinden çevreye kara
bulutlar çöker. Volkandan çıkan gaz, toz ve kül bulutu suyla karışırsa lahar adı verdiği bir balçık nehri oluşabilir
•   Bir yanardağın ne vakit patlayacağı net olarak belirlenemez. Fakat püskürmeden evvelce ortaya gelen ufak sarsıntılar patlamanın habercisi olabilir.
•   Volkan oluşumuna her vakit levha hareketleri sebep olmaz. Yerkabuğunun altındaki magmanın uyguladığı basıncın büyüklüğü, volkanların oluşmasını sağlayabilir. Bu bölgelere sıcak nokta denir. Hawai adaları sıcak nokta üstünde volkan oluşumuna örnektir. Sönmüş volkan kraterlerinin yağışlarla dolması neticesinde volkanik göller oluşur.
•   Yeryüzünde pek çok volkanik göl vardır. Konya`da tespit edilen Meke gölü buna bir örnektir.

Dünya iç ısısını, milyarlarca sene sonra kaybettiğinde :

1-Yeryüzünün suları yüzeyden derine doğru donacak
2-Atmosfer gazları evvelce sıvılaşıp sonra donacak.
3-Litosfer kalınlaşıp levhalar biribirine kaynayacak
4-Tektonik hareket,deprem,volkan,kaplıca olmayacak
5-Dış çekirdek katılaşacak elektrik üretmeyecek
6-Dünyanın manyetik kısmı ve kalkanı olmayacak
7-Pusula yön göstermeyecek
8-Aktif Dünya bundan sonra olmayacak.

Bunu Paylaşabilirsiniz.

Deprem Anında Zemin Sıvılaşması

Coğrafya TR 09 Haziran 2020

Mühendislik Hatalı Baraj Vajont Barajı

Coğrafya TR 19 Mayıs 2020

11.Sınıf Coğrafya Konuları

Coğrafya TR 18 Haziran 2020

Süper Hücre Nedir? Nasıl Oluşur?

Coğrafya TR 23 Haziran 2020

10.Sınıf Coğrafya Konuları

Coğrafya TR 19 Haziran 2020