İlk Kültür Merkezleri

Coğrafya TR May 21, 2014

Medeniyetlerin Doğuşu

İnsanlık tarihine baktığımızda; son buzul devrinde insanların dağınık halde yaşadıkları tespit edilmiştir. Sıcaklıkların artıp buzulların erimesiyle birlikte iklim koşulları değiştiği için insanlar su kaynaklarının bulunduğu yerlerde toplu halde yaşamaya başlamışlardır. Bu, tarihin ilk medeniyetlerinin ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Geçmişte yeryüzünün değişik yerlerinde çeşitli medeniyetler kurulmuştur. Peki, medeniyet ne demektir? İnsanların kurmuş oldukları ülke ya da toplulukların kendi varlıklarını yaşadıkları yerlere düşünce, sanat, bilim, teknoloji gibi alanlarda yansıtmalarına medeniyet diyoruz.

Yeryüzünde yaşamış olan medeniyetler birbirlerinden farklı dil, din, ırk, kültür özelliklerine sahiptir, neden? Çünkü yaşamış oldukları alanlardaki coğrafi özellikler ve yaşadıkları coğrafyaya yakın diğer medeniyetlerin de söz konusu medeniyetlere katkıları olmuştur.

Dünya haritasına baktığımızda Asya’da, Avrupa’da, Afrika ve Amerika’da çeşitli medeniyetlerin yaşamış olduğunu görüyoruz. En önemli medeniyetler: Mezopotamya başta olmak üzere, Mısır, Aztek, İnka, Maya, Çin, Akdeniz, Hint medeniyetleridir.

Mezopotamya Medeniyeti:

Mezopotamya, Fırat ve Dicle nehirleri arasına kurulmuş ilk medeniyetlerden biridir. Güneyinde Suriye ve Arabistan çöllerinin bulunduğu Mezopotamya’nın kuzey ve kuzeydoğusu ise dağlıktır. Fırat ve Dicle’nin suladığı verimli topraklarında ürün yetiştirmek için iklim de uygundur.

Tarım potansiyeli yüksek Mezopotamya ovalarında Mezopotamyalılar gelişmiş sulama kanalları inşa etmiş, bataklıkları kurutarak yeni tarım alanları açmışlardır. Gelişmiş tarım, kısa sürede Mezopotamya’yı uygarlıklar başkenti haline getirmiştir.

Yazının icat edildiği bu verimli topraklarda ortaya çıkan medeniyetler birçok sanat eseri ve mimari eser meydana getirmiştir.

Mezopotamya’da; Sümer, Asur ve Babil gibi önemli medeniyetler yaşamıştır.

Mısır Medeniyeti:

Mısır denilince aklımıza hemen piramitler, mumyalar, gizemli sfenksler, hiyeroglifler geliyor. Her gizemiyle hala bizleri hayrete düşüren bu eşsiz medeniyet Kuzey Afrika’da Nil Nehri etrafında kurulmuştur. Mısır’a hayat veren Nil dışında her yer çöldür. Bu durum da Mısır’ın diğer medeniyetlerden daha az etkilenmesine sebep olmuştur.

Nil’in her iki yanı verimli tarım alanlarıdır. Bu verimli tarım anlarında ürünler yetiştiren insanlar köklü Mısır medeniyetinin de temellerini atmışlardır.

Nil Mısırlılara hep kolaylık sağlamamıştır. Belirli dönemlerde taşan Nil’in suları tarım topraklarını sular altında bırakıp insanları mağdur etmiştir. Nil’in taşma dönemlerini hesaplarken geometri konusunda ilerlemişler ve insanlık tarihine o eşsiz piramitleri bırakmışlardır.

Tarımın yanı sıra ulaşıma da olanak sağlayan Nil Nehri Mısır’ı ticaret merkezi haline getirmiştir.

Aztek Uygarlığı:

İspanyol fethiyle yerle bir olan büyük bir Medeniyet’tir Aztekler. Meksika sınırlarında kurulan bu medeniyet verimli tarım alanlarına ve tarım yapmaya elverişli bir iklime sahiptir. 14. ve 16. yüzyıllarda yaşamış olan Azteklerin temel geçim kaynağı tarım olmuştur. Azteklerin bir okul sistemi ve İspanyollardan daha ileri düzeyde tıp bilgileri vardı. Hayvanlarla birlikte insanların da kurban edildiği, dini törenlerin düzenlendiği piramitler inşa etmişlerdir.

İnka Uygarlığı:

12. ve 16. yüzyıllar arasında Güney Amerika’da And Dağarı üzerinde kurulmuş bir medeniyettir İnkalar. Yaşadıkları coğrafya çeşitli iklim ve yeryüzü şekillerine sahiptir. Medeniyetin kurulduğu alanın hemen batısında çöl ve vadiler yer alırken kuzeydoğusu gür yağmur ormanlarıyla kaplıdır.

Genellikle mısır tarımı yapan İnkalar yüklerini taşımak için lamaları evcilleştirmişlerdir. Ayrıca yamaçlardaki tarım topraklarını ilginç şekilde taraçalandırmışlardır. Bu taraçalar görenleri hayrete düşürmektedir.

Kendilerini dış tehlikelerden savunmak ve tanrılara daha yakın olabilmek için sarp vadilere gizemli kentler inşa etmişlerdir. Bunlardan en önemlisi de İnkalar’ın “Bulutlardaki Şehir” diye tabir ettikleri Machu Picchu’dur.

Andean-Civilisation-Machu-Picchu-Peru-South-America

Machu Picchu

Maya Uygarlığı:

2010 yılını yaşadığımız şu dönemde bizi korkutan kehanetlerde bulunan Maya Takvimini birçoğumuz biliriz. Mayalar 2012’de sona eren takvimle Dünya’nın da sona ereceği kehanetinde bulunmuşlardır. Peki, Mayalar kimdir, nerede yaşamışlardır? Meksika’nın güneyi ile Orta Amerika’nın kuzey bölgelerinde yaşayan Mayalar, verimli ovalarda yaptıkları tarımla geçimlerini sağlamışlardır. Günümüzde Meksika’da hala yaşatılmaya çalışılan Maya kültüründe din çok tanrılıydı. Tanrılarına tapınmak ve adaklar sunmak için birçok tapınak inşa etmişlerdir.

Mayalarla ilgili en ilgi çeken noktalardan biri de; kauçuktan yapılma bir topla oynadıkları dinsel merasimdir. Bu merasim sonrası insan kurban ederlerdi.Maya Pramidi

Çin Uygarlığı:

Asya’da yaşadıkları yaklaşık 4 bin yıllık geçmişleriyle dünyanın en eski medeniyetlerinden biridir. Ülkelerini dış tehditlerden korumak için M.Ö. 221 ile M.S. 608 yıllarında inşa ettikleri 6000 kilometre uzunluğundaki Çin Seddi bugün uzaydan dahi görülebilmektedir. Çin Seddi’nin dışında mürekkep, kağıt, pusula, barut ve matbaa gibi önemli buluşlarla teknoloji tarihine yön vermişlerdir. Önemli geçim kaynaklarından biri ipekböcekçiliğidir. Ürettikleri değerli ipekleri satmak amacıyla inşa ettikleri İpek Yolu’nun egemenliği için Orta Asya’da yaşayan Türkler ile çetin savaşlar yapmışlardır.

Akdeniz Uygarlıkları:

Bugün yaşamak için en uygun iklim koşullarını ve coğrafi yapıyı barındıran Akdeniz ve çevresinde geçmişte de birçok uygarlık kurulmuştur. Kıt tarım alanları sebebiyle diğer medeniyetlerde olduğu gibi insanlar geçimlerini tarımdan sağlayamamıştır; ama deniz kıyısında ve medeniyetler beşiğinde yer alması Akdeniz’i bir ticaret cennetine dönüştürmüştür. Parayı bulan Lidya, bilim adamlarının yetiştiği İyon, denizci Fenike ve üç kıtaya yayılan Büyük Roma İmparatorlukları Akdeniz’de kurulmuş medeniyetlerdir.

Ticaretle uğraşan Akdeniz medeniyetlerinin en önemli özelliği yaptıkları ticaret sayesinde medeniyetleri birbirlerine tanıtmalarıdır. Bu şekilde medeniyet tarihinin etkileşimine olanak sağlamışlardır.

Hint Uygarlığı:

Muson Asyası’nda yer alan Hindistan, aldığı bol yaz yağışları sayesinde geçmişten günümüze özellikle pirinç tarımına en uygun alanlardan biridir. Bu özelliği de bölgede yaşayan insanların bir uygarlık kurmalarını sağlamıştır. Ayrıca Hindistan topraklarında akan İndus ve Ganj nehirleri de tarım topraklarına ayrı bir can katar. Hindistan’ın ekonomisi geçmişten günümüze tarıma dayanmaktadır. Hint Medeniyeti, katı sınıf farklılıklarının yaşandığı bir sistem olan kast sistemini uygulamıştır.

Ganj Nehrinde Dini Tören Hindistan

                                          Ganj nehrinde dini bir tören Hindistan

Bunu Paylaşabilirsiniz.

Nasa Ay'da Su bulundu

Coğrafya TR October 26, 2020

Hangi İlimiz Nesiyle Meşhur?

Coğrafya TR November 11, 2020

CBS Nedir?

Coğrafya TR November 08, 2020

Deprem Nedir? Nasıl Oluşur?

Coğrafya TR November 04, 2020

11.Sınıf Coğrafya Konuları

Coğrafya TR June 18, 2020

10.Sınıf Coğrafya Konuları

Coğrafya TR June 19, 2020

Deprem Anında Zemin Sıvılaşması

Coğrafya TR June 09, 2020

Mühendislik Hatalı Baraj Vajont Barajı

Coğrafya TR May 19, 2020

Süper Hücre Nedir? Nasıl Oluşur?

Coğrafya TR June 23, 2020